DÜNYANIN GÖRSEL DİLİ
12 Kasım 2019

DÜNYANIN GÖRSEL DİLİ

Christoph Niemann’ın konuşma biçimi, görsellerinden taşıyor ve hepimizin anladığı bir dile dönüşüyor.

 

Netflix’te yakın zamanda 2. sezonu yayına giren Soyut Düşünce: Tasarım Sanatı belgesel dizisi, henüz tanımayanlarla Christoph Niemann’ı buluşturuyor. Tasarım dünyasına en doğru ve yeterince sürreal bir giriş çünkü Niemann’ın kendisi sürreal. Onu ilgi çekici kılan yanı da bu.

Christoph Niemann, gününün büyük bir kısmını dev bir masa, birkaç sandalye ve iki masa lambası dışında pek bir dekor barındırmayan minimalist çalışma odasında; kalemleri, kağıtları, bilgisayarı ve kahve makinesiyle geçiren biri. Onun için kameralar, gündelik rutininde hiç yer almayan, başlı başına alışılmadık gereçler. Karşısına kayda başlamış bir kamera konulduğu an, kafasında sorular beliriyor: Acaba onun sanatını anlatan bir belgesel, Niemann’ın kendisi hakkında mıdır, yoksa Niemann aslında o belgeselin ortaya çıkaran mıdır? Kafanız karıştıysa dert etmeyin, çünkü onun aklı her gün bu şekilde çalışıyor, ortaya çıkardığı eserler de bu karmaşanın verimli sonuçları.

 

“Sabah 9 ile akşam 6 arası olan her şey, işle ilgilidir.”

Ondan kendisini tanımlamasını isteseniz, size durumu bir sıfatla açıklar: Ben bir sanatçıyım. Bu pekala doğru bir tanım ama onun işlerine aşina oldukça, tek bir cümlenin yetersiz olduğunu düşünmeye başlayabilirsiniz. Biz CV’sinden başlıkları kısaca sıralayalım: 1970 doğumlu illüstratör ve tasarımcı. Düzenli olarak The New Yorker, National Geographic ve The New York Times kapaklarını tasarlıyor. Venedik Bienali ve Olimpiyat Oyunları için olay yerinde tasarımlar yapıyor, New York City Maratonu’nu halihazırda koşarken resmediyor. Hermés, Google, LAMY gibi markalarla çalışıyor. Tüm bunlara rağmen son derece mütevazi ve yeterince deli.

 

Anlaşılacağı üzere kendi mesleğinde çoktan zirveye erişmiş olsa dahi, o bile hala her gün masasına oturduğunda, mükemmel bir formülün arayışına düşüyor. Fakat onu ayrı kılan, böyle bir formülün olmadığını bilmesi. Kalemi eline aldıktan sonra, kağıtla belki saatler sürecek bakışmasının başlayacağını biliyor. O sürede tek biz çizgi bile çekemeyeceğinden emin. Ve her günün sonunu getirmesini sağlayan, tüm bu anlarda çılgınca şeyler yaşayacağına olan inancını hiç kaybetmemesi.

Onun için yolun başlangıcı anavatanı Almanya’ya, özellikle Berlin’e dayanıyor. Çocukluktan başlayan kara kalem çizimler, yaptıklarını asla yeterince takdir etmeyen öğretmenler ve onu kamçılayan sanat okulu… Zaman geçiyor, içten içe bir gün yeniden rotasını oraya kıracağından emin şekilde, New York’un yolunu tutuyor. Tek başına geldiği ilk şehrin New York olduğunu söylüyor Niemann ve ona göre “eğer bir şehre tek başınıza gidiyorsanız, orası sizindir”. Tam bu noktada aklıma, Niemann’ın da mirasını devraldığı, The New Yorker’ın efsane çizerlerinden Saul Steinberg’in bir sözü akla geliyor. Steinberg her insan için, ama özellikle de her sanatçı için, “kaçıp gitmenin” en önemli şey olduğunu; ancak evinden, ana akımdan, kültüründen kaçıp uzaklaştıkça yeni bir şeyler üretebildiğini söylemiş. Belki de Berlin’den çıkmak, Niemann’ı bugün bu kadar çok konuşabilmemiz için gerekliydi.

 

New York, onun için yeni topraklar ama aşina olduğu bir kültür. Yıllardan beri içinde büyüdüğü dünyanın vücut bulmuş hali. Elinde çizimleriyle şehrin sokaklarında gezerken, çevresindeki enerjiyi kağıda döküp yeni tasarımlar yaparken kendini de yeniden keşfediyor; özellikle de iş yapış biçimini. Niemann, verimli çalışabilmek adına işini mutlak bir şekilde özel yaşamından ayrıştırması gerektiğini keşfetmiş. Şehrin herhangi bir yerindeki herhangi bir cafe’de oturmak ve çalışmak ona göre değil. Onun minimalist ofisinde kendisiyle baş başa kalmaya ihtiyacı var. Yani soyutlanmaya. Soyutlanmak demişken, bir de üretim tekniği olarak soyutlama kavramına değinelim.

 

Soyutlama nedir, nasıl yapılır?

Niemann’a göre soyutlama, sanatın en önemli kısmı. Bunu derken yalnızca kendi disiplininden bahsetmiyor, soyutlama kavramını biraz daha açıp şöyle yorumluyor: “Soyutlama, bir işe yaramayan her şeyden kurtulmaktır.” Basit gibi görünse de bu cümle, belki de her türlü tasarlama işinin özünü oluşturuyor. Örneğin, yolu bir şekilde yazıyla kesişmiş herkes şu lafı duymuştur: Kill your darlings. Yazar William Faulkner’ın bu sözüyle Niemann’ın soyutlama tanımı, aslında çok da farklı şeyler anlatmıyor. Her ikisi de -farklı sanat disiplinleri içim- fazlalıkları atma hususunun, üretim sürecinin en hassas ve gerekli süreçlerinden biri olduğunun altını çiziyor.

Christoph Niemann, özellikle The New Yorker kapakları hayatının bir rutini haline geldiğinden bu yana üzerindeki baskıyı daha sık hisseder hale gelmiş. Son teslim tarihleri, kimilerine göre en azılı ilham kaçırıcılarken kimilerine göre ateşleyici bir güç. “İlham, amatörler içindir. Biz profesyoneller sabah kalkar ve işe gideriz.” diyor ressam ve fotoğrafçı Chuck Close. Niemann da esasında bu ekole mensup. Bir şeyin ortaya çıkma şansını yaratmanın kendi elinde olduğunu biliyor ancak bunu yeni bir fikrin ona gelmesini bekleyerek yapmıyor; masasına oturup sadece yapmaya başlıyor. Sanatın hangi dalıyla uğraşırsanız uğraşın, ortaya tam olarak ne çıkacağını bilmeden çalışmaya koyulmak belki de en etkili itici güç ve işin büyüsü de burada.

 

Niemann’ın renkli hikayesini günbegün takip etmek için sanatçının Instagram hesabı, iyi bir başlangıç noktası. Sunday Sketches adını verdiği paylaşımlarını hem yaptığı en güzel hem de en gereksiz işler olarak tanımlıyor. Ona göre Sunday Sketches, tamamen kontrolü dışında gelişiyor, hatta en iyi olanları tesadüfen ortaya çıkıyor; oysaki o çalışırken kendini bir kontrol delisi olarak tanımlıyor. Bu çizimler, tasarımlar ve ışık oyunları Niemann’ın işine yaklaşımıyla temel bir tezat oluşturdukları için bu denli ilgi çekiyor; hem bizim ilgimizi hem de kendisinin. İşte size anafikri verecek bir örnek.

 

Son söz Niemann’ın: “Benim hedefim görseli kendime dil edinmek. Tıpkı bir piyanistin dilinin piyano olması gibi. Birinin tuşları kontrol etmesi ve bir dile farklı fikirlerle farklı duygular iletebilmesi gibi. Dünyayı alıp, görsellere koyup, iletmek… Ve bunun için durmadan üretmek zorundayım. Bitmedi çünkü bir şeyin bitmesi fikri, benim başarmaya çalıştığım şeyin tam zıttı.”


Benzer İçerikleri Okumaya Devam Et

Kültür&Sanat

Nişantaşı Mekanları: Mutlaka Gitmeniz Gereken 10 Mekan!

İstanbul’un en renkli semtlerinden Nişantaşı; iş, eğlence ve alışveriş dünyası için olduğu gibi yeme içme ve sosyalleşme için de en önemli adreslerden biri. Hem konum olarak hem de semtin kendine has dinamikler...

15 Şubat 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

Bomonti'de Gidebileceğiniz En Keyifli Restoranlar!

İstanbul’un büyük ve gelişmiş ilçelerinden Şişli’de yer alan Bomonti, son yılların yükselen değerlerinden biri. Bomonti restoranlar ve diğer yeme içme mekanları konusunda bulunduğu bölgenin en popüler yerlerind...

14 Şubat 2024
Keşfet
Tümünü Gör
Tümünü Gör
Kültür&Sanat

Nişantaşı Mekanları: Mutlaka Gitmeniz Gereken 10 Mekan!

İstanbul’un en renkli semtlerinden Nişantaşı; iş, eğlence ve alışveriş dünyası için olduğu gibi yeme içme ve sosyalleşme için de en önemli adreslerden biri. Hem konum olarak hem de semtin kendine has dinamikler...

15 Şubat 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

Bomonti'de Gidebileceğiniz En Keyifli Restoranlar!

İstanbul’un büyük ve gelişmiş ilçelerinden Şişli’de yer alan Bomonti, son yılların yükselen değerlerinden biri. Bomonti restoranlar ve diğer yeme içme mekanları konusunda bulunduğu bölgenin en popüler yerlerind...

14 Şubat 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

Kartal'da Mutlaka Uğramanız Gereken En iyi Mekanlar!

İstanbul’un, Anadolu yakasındaki en kalabalık ilçelerinden Kartal’ın tarihi MÖ 6. yüzyıla kadar dayanır. Tarih boyunca konumu nedeniyle önemli ticaret ve liman kenti olmuş olan Kartal, günümüzde de yerleşimin e...

13 Şubat 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

Hiç Bitirmek İstemeyeceğiniz 25+ Kitap Önerisi!

Bir kitapla başka dünyalara yolculuk yapmak, çoğu okuma tutkunu için eşsiz bir deneyimdir. Gizemli dünyalara adım atmak, karakterlerle özdeşleşmek ve sürükleyici hikayelerin içinde kaybolmak için yalnızca sayfa...

8 Şubat 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

Ankara Kahvaltı Mekanları: 15+ Mekan Önerisi!

Kahvaltı, Türk kültüründe çok önemli bir yere sahiptir. Kültürümüzde kahve içmek yaygın bir gelenek olduğundan “kahveden önce” anlamına gelen “kahve altı” sözcüklerinden türetilmiştir. Kahvaltıya ülke olarak ve...

7 Şubat 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

İstanbul'da Yapabileceğiniz En Keyifli Sosyal Etkinlikler!

Türkiye’nin en kalabalık şehri İstanbul, hiç kuşku yok ki dünyanın da en önemli metropollerinden biri. Hem tarihi ve kültürel zenginlikleri hem de gelişmiş şehir yapısı ve sosyal olanakları ile tam anlamıyla bi...

6 Şubat 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

Ankara'nın Neyi Meşhur? Ankara Denilince Akla Gelenler!

Türkiye’nin başkenti olan Ankara, İç Anadolu Bölgesi’nde yer alır. Ankara, Türkiye’nin en kalabalık ikinci kenti konumunda olmasının yanı sıra siyasetin kalbinin attığı il olarak bilinir. 1923 yılında Türkiye’n...

1 Şubat 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

İstanbul'da Yapabileceğiniz En İyi Aktivite Önerileri

İstanbul, dünyanın en kozmopolit, en keyifli ve en eğlenceli şehirlerinden biri. Bu büyülü şehrin sokaklarında dolaşmak bile insana pek çok farklı duyguyu aynı anda hissettirir. Bir yanda tarih, bir yanda doğa...

19 Ocak 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

İstanbul'da Doğa ile İç İçe Kahvaltı Mekanları

İstanbul kahvaltı mekanları konusunda da en zengin şehirlerden biridir. Şehirde gezip görülecek ormanlar, mekanlar, tarihi yapılar gibi pek çok seçenek vardır. İstanbul’u gezmek için günler yetmez. Şehri gezmek...

17 Ocak 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

Ankara'da Gidebileceğiniz En Güzel Kütüphane Önerileri!

Başkent Ankara, eğitim ve kültür açısından çok sayıda imkâna sahip. Bu imkânlardan belki de en önemlileri, birbirinden zengin arşivleriyle hayata ışık tutan Ankara kütüphaneleri. Cumhuriyetin ilk günlerinden bu...

11 Ocak 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

Ankara'da Mutlaka Uğramanız Gereken En İyi Restoranlar!

Türkiye’nin başkenti, ülkenin diğer güzel tüm şehirleri gibi mutlaka gidilmesi görülmesi gereken yerlerden biridir. Ankara gezilecek yerleri, tarihi dokusu ve önemi kendisine hazine kalan kültürel zenginlikleri...

4 Ocak 2024
Keşfet
Kültür&Sanat

Moda'da Gidebileceğiniz En Keyifli Restoranlar!

Moda, İstanbul’da Anadolu Yakası’nın en keyifli ve sevilen semtlerinden biridir. Kadıköy ilçesi sınırları içerisinde bulunan, tarihi yarımada manzarası ile dikkat çeken semt, son yıllarda artan popülerliği ile...

2 Ocak 2024
Keşfet
Çözümlerimiz hakkında bilgi almak için bize ulaş!

Çözümlerimiz hakkında bilgi almak için bize ulaş!

Çözümlerimiz hakkında bilgi almak için bize ulaş!