Ofis tasarımında takip etmeniz gereken 4 trend

Çalışma alanları son bir kaç yılda birtakım değişikliklere uğrasa da COVID-19 salgını sonrası ofisler tam anlamıyla yeni bir dönüşümün içine girdi.  Esnek çalışmayı barındıran çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla kurumlar nasıl bir ofise ihtiyaçları olduğunu yeniden düşünmeye başladı. Bir şirketin kurumsal kültürünü ve vizyonunu kucaklayan uyumlu bir marka ortamı yaratırken; çalışanların ve işletmelerin sürekli gelişen ihtiyaçlarını da göz ardı etmemek gerekiyor. 

Geleceğin ofis tasarım trendlerinin kapsayıcı temaları sağlık, güvenlik ve inovasyon olarak öne çıkarken; birçok şirket tasarladıkları yeni nesil ofislerde çalışanların refahını ve mutluluğunu da eşzamanlı olarak artırmaya odaklanıyor. İşte geleceğin ofislerine yön veren 4 trend:

Sosyal mesafe & hijyen

Salgının ardından ofislerde ilk göze çarpan değişiklik, sosyal mesafe gözetilerek uygulanan tasarımlar oluyor. Zaman içinde 1 metrenin de altına düşen oturma düzenindeki mesafeler yeniden aralanıyor. Sadece çalışma alanlarında değil; toplantı odaları, kafeteryalar, teraslar, oyun alanlarında da sandalye sayılarında azalma ve sosyal mesafe kuralları gözetilerek yapılan düzenlemeler dikkat çekiyor. Ayrıca modern ofis tasarımında sınırlar seperatörler ile tekrar çizilirken, yüzey temasını minimuma indiren teknolojiler de öne çıkıyor. 

Dinamik esneklik

Ağır, geniş hacimli mobilyalar ve teknolojinin belirli sınırlar içine hapsolduğu günler geride kaldı. Şirketler için gerçek zamanlı iş gereksinimlerine uyum sağlayabilecek bir çalışma ortamına sahip olmak artık her zamankinden daha önemli. Çok amaçlı alanlar yeni normal haline gelirken, bu trendin bir sonraki aşaması olan “dinamik esneklik” de her yere ve amaca uyacak şekilde tasarlanmış tamamen yeni nesil taşınabilir, çok fonksiyonlu, hafif ve ergonomik unsurları içeriyor. Dinamik esneklik tasarım trendi, alandan en iyi şekilde yararlanmaya odaklanırken; bu eğilim insanı da merkeze alıyor. 

Doğal vurgular

Bundan 5 yıl öncesine kadar pek çok ofis geleneksel beyaz alçıpan kullanılarak inşa edilmiş ve metal kabinlerle donatılmıştı. Oysaki iş hayatına katılmaya başlayan Z kuşağı çalıştıkları organizasyonun çevre yanlısı ve sürdürülebilirlik ideolojileri ile uyumlu olduğundan emin olmak istiyor. Günümüzde markalar sürdürülebilirliğe daha çok odaklandıkça çevreye duyarlı bir tutum benimsiyor ve doğal vurgu detayları binaların iç tasarımlarına dahil ediliyor. Bir başka deyişle sürdürülebilir tasarıma yönelim giderek artıyor. Kökeni itibariyle sürdürülebilir tasarım, geri dönüştürülmüş, sürdürülebilir kaynaklı, yeşil yapı malzemelerinin bir alana entegre edilmesidir. Özünde doğadan esinlenen bir tasarım çerçevesi olan biyofilik tasarım olgusu da yine modern tasarımda kök salmaya devam ediyor. İnsan-doğa bağlantısını güçlendirmek için doğanın organik desenlerinden ve formlarından ilham alınan biyofilik tasarımla ofisler artık taş ve ahşap gibi sürdürülebilir kaynaklı malzemelerle tasarlanan zemin ve duvarların yanında canlı bitkiler ve dikey bahçeler gibi özellikleri de barındırıyor. 

Sosyal alanlar

Giderek dijitalleşen bir dünyada yaşadığımız bir sır değil ve iş dünyası da bir istisna değil. Yakın zamanda yapılan araştırmalar çalışanların 5’te 4’ünün haftada en az bir gün uzaktan çalışmak istediğine işaret ediyor. Bu da şirketlerin giderek daha uzak bir dünyada bile çalışanlarının sürekli değişen ihtiyaç ve beklentilerini karşılamak için ofis alanlarını yeniden tasarlamaları gerektiği anlamına geliyor. Yeni ofis ortamı şimdi kafeterya, restoran, bar, oyun odaları gibi müşteri/misafir ağırlama ortamlarının yanı sıra mini buzdolabı, şömine ve konforlu mobilyaları içeriyor.

Kolektif House olarak bizler de pandemi ile birlikte değişen ofis beklentilerini yakından takip ederek tüm bu tasarım trendlerini de barındıran yeni ofis çözümleri geliştirmeye devam ediyoruz. “Agile” ofis modeli olan Kolektif Enterprise ile istenilen adreste kurumun ihtiyaç duyduğu büyüklükteki ofisi bulup, kurumun tercihleri doğrultusunda tasarlayıp, tüm operasyonel süreçlerini verimli bir şekilde yönetiyoruz. Kolektif dokunuşu ve hizmetleri eşliğinde, ön yatırım gerektirmeyen kuruma özel taşınmaya hazır ofis modelimiz Kolektif Suites ile ise yine kurumların özel kullanımları için tercih ettikleri lokasyonda, ihtiyaçları doğrultusunda, izole, sadece kendilerine ait bir çalışma alanını içeren ofislerini tasarlıyor ve tüm operasyonel süreçlerini üstleniyoruz. Her 2 çözümümüzle azaltılmış giderler ve artan verimlilikle şirketlerin büyümesine katkı sağlıyoruz. 

Ece Tuçaltan

Ece Tuçaltan

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.