30 Mart 2020

Ütopya ve İdeoloji: Bir Karl Mannheım Okuması

"Ütopyalar çoğu zaman erken gelmiş hakikatlerden başka bir şey değildir"

 

 Lamartine

Karantina günlerine olumlu bir tarafını bulmaya çalışırsak, uzun zamandır beklettiğiniz kitapları okuyabilme fırsatını yakalamak onlardan bir tanesi olabilir sanki, ne dersiniz? Hem kendimize, hem de topluma karşı bir sorumluluk duygusuyla evlerimizde kalmamız gereken bugünlerde, yaşanan üzücü gelişmeleri bir an için unutup, zihnimizi rahatlatacak, odağı değiştirecek şeyler yapmak faydalı olacaktır. Bu nedenle biraz ağır okumalara yöneldim. Yine okurken, düşünelim, düşünürken sorgulayalım istedim. Amaç cevaplar bulmaktan ziyade, yine doğru ve makul soruları bulmak olsun.

 

Bu haftanın okuması olarak bilgi sosyolojisi kuramcısı Karl Mannheim'ın en önemli eserlerinden biri olan İdeoloji ve Ütopya'sını seçtim. Buradan küçük kesitlerle bazı konuları merceğe almak isterim.

 

Karl Mannheim

Ütopya, İdeoloji ve Gerçeklik Problemi başlığıyla kaleme aldığı bölümde Mannheim ütopik olanı "meydana geldiği gerçeklik ile uygunluk içinde olmayan bilinç durumu" olarak tanımlıyor. Genel olarak ideoloji ve ütopya arasında bir turnusol betimlemeye çalıştığı bu bölümde, ütopya'nın kurulu düzeni parçalayan, devrimsel bir niteliği de içinde barındırıyor olmasıyla ideoloji'den ayrıldığını söylüyor. Kurulu düzeni aşkınlaştırıcı bir düzlem yaratıp var olan düzeni parçalayan yönelimler olarak ütopyayı sınırlandırırsak, ideolojiden bir ayrım elde edebiliriz. Kurulu düzeni aşkınlaştırma çabası, var olan düzeni yeniden inşa etmek ya da var olan düzenin gerçekleşmesini perçinlemek gibi bir amaca da hizmet edebilir, diyor Mannheim. Bu tip bir aşkınlaştırma çabası ille de parçalayıcı bir vazife göğüslemez. Landauer'in sözüyle, "bir müddet için de olsa, geçerli olarak etkin olabilen her düzeni 'topya' olarak adlandırırsak, idealler devrimci bir işleve sahip oldukları her yerde ütopyaya dönüşür.

Mannheim'ın 'gerçek'i ele alış biçiminin de altını çizmek gerekir. Bu irdelemede Mannheim, felsefî bir problemden ziyade tarihsel ve sosyolojik bir açıdan ele alır. Varoluş ve gerçeklik için bu perspektiften bir tanım çerçevesi oluşturarak, bu çerçeveden ideol ve ütopya meselesine yaklaşır.

Ütopya ve ideoloji arasında kendi deyimiyle "bu ilk bakışta biçimsel olan ayrım", kolay görünse de, teke tek, somut olarak bu ayrımı yapmak zorludur. Biraz derine indiğimizde toplumsal tabakalar anlamında, kimin ütopyası, kimin ideolojisi sorgulamalarına girmek konuyu detaylandıracaktır. Mannheim'a göre toplumsal düzende, var olan yapıyı temsil eden tabakaların yaptığı "gerçek" tanımlaması, muhalif tabakaların tanımladığı "gerçek" tanımlamasıyla uymayacaktır. "Belli bir varoluşsal gerçekliğin temsilcileri, kendi bakış açılarından hareketle prensip olarak hiçbir zaman gerçekleştirilemeyecek tasarımları ütopya olarak adlandırırlar." İşte bu adlandırma, kavramı 'gerçekleşemez bir tasarım'a indirgediğinden ütopya'yı günümüzde baskın olarak kullanıldığı anlamına büründürür.

 

Buradan hareketle mutlak ve yalnızca göreli olarak gerçekleştirilemez diye bir ayrıma gidilir. Bu ikisi arasındaki ayrımın iktidardaki tabaka tarafından görmezden gelindiğini öne sürer. Bu reddedişin altında ise, mevcut düzen sürmekteyken gerçekleştirilemez olan'ı, mutlak gerçekleştirilmez (hiçbir koşulda gerçekleştirilmez) olan gibi gösterme çabası, bu ikisini birbirine yaklaştırma çabası söz konusudur. Böylece "göreli ütopik olan"dan kaynaklanabilecek bir tehlikenin önüne geçilir. Bu yüzden, "doğru" ütopya kavramını ortaya çıkarabilmek için, tekil ve taraflı yaklaşımları bilgi sosyolojisine katıştırmak gerekir.

 

"Varoluşun ta kendisinden değil, tarihsel-toplumsal açıdan somut olarak belirlenmiş olarak sürekli değişen bir varoluştan hareket ederek, başta gerçekliğin dinamik niteliğini hesaba katmayı hedeflemektedir. Ayrıca, tarihsel-toplumsal açıdan niteliksel olarak derecelendirilmiş bir ütopta kavramını ortaya koymayı ve nihayet 'göreli olarak ütopik olan'la 'mutlak' olanı birbirinden ayırmayı hedeflemektir." (Mannheim, 2016, s.222)

Ütopyaların bir vazifesi olarak da toplumun tarihsel dizgide ileri taşımaktır. Varoluş, ütopyaları doğurur, ütopyalar ise varoluşu bundan sonraki varoluş yönünde harekete geçirir; der Mannheim. "İnsanların yapması gereken şey, durumları yeni düşüncelere, düşünceleri ise yeni durumlara dönüştürmektir" (Droysen, 1925, s.79). Ütopik olanı somut bir düzlemde ele alabilmenin her zaman bir varoluşsal aşamadan geçmesi nedeniyle, bugünün ütopyalarının yarının gerçeklerine dönüşebilme ihtimaline prim vermek durumundayız. Buradan, az önce bahsettiğim tabakasal yaklaşım farklarına tekrar bir işaret etmek gerekirse, Mannheim'a göre, "belli içeriksel değerlere ütopyacılık damgasının vurulması, çoğu zaman bir önceki varoluşsal aşamanın temsilcileri tarafından yapılmaktadır".

Neyin yükselen sınıfların (var olana belki de meydan okuyan) ütopyası, neyin mevcut güç sahibi sınıfların ideolojisi olduğu ayrımını yapmak bilhassa birbiriyle çatışmakta olan tasarımlar için zorlaşır. İdeolojinin de, ütopyanın da kıstasının hayata geçirmek olduğunu düşünürsek, "olmuş ya da yükselmekte olan bir yaşamsal düzenin üstünde maskeleyici tasarımlar olarak süzüldüğünün daha sonra ortaya çıktığı fikirler"e ideoloji diyor Mannheim. Tarihsel-toplumsal varoluş üzerinde herhangi bir zamanda dönüştürücü etki yapmış olan, tüm varoluşu aşkınlaştırıcı tasarımlara ise, ütopya.

 

Bugünkü mevcut düzen geçmişgünün mevcut düzenlerini aşkınlaştıran hangi mevhumlarını doğurdu? Hangi ideolojinin iktidarı, mevcut "göreli gerçekleştirilebilir" olanları "gerçekleştirilemez" olarak boyuyor? Post-modern dünyada Mannheim, ütopya ve ideolojiyi tekrar tanımlamak istese, nasıl tanımlardı? Bilgi teknolojileri, iletişim ağları, yeni iş tanımları, yapay zekâ, markaların hegemonyası, kimlik-beden-kent ve benzeri bağlamlar yaratsak, ütopya-ideoloji-distopya nerelere düşer.... Sorularıyla yazımı sonlandırırken, herkese bol düşünmeli, tüm beyin sinirlerini aktive edici, bugünün varoluşsal düzenine farklı açılardan yaklaşıp kendi "mutlak gerçekleştirilir" gerçeklerini keşfetmeye davet ediyorum.

 

Sevgiyle ve umutla kalın!


Benzer İçerikleri Okumaya Devam Et

Kültür&Sanat

Podcast Nedir? Podcast'in Sınır Tanımaz Yükselişi

Podcast dinlemeden duramayanlardan mısınız? Sizin için podcast kültürünün sınır tanımaz yükselişini ele aldık!

19 Ocak 2023
Keşfet
Kültür&Sanat

Girişimciler İçin En Popüler 10 Film Önerisi

İzlerken içinden çıkamayacağınız, zaman zaman hayallere dalacağınız ve hayal kırıklığına uğrayacağınız, son zamanların sürükleyici olan popüler girişimcilik filmlerini sizin için derle...

18 Ocak 2023
Keşfet
Tümünü Gör
Tümünü Gör
Kültür&Sanat

Podcast Nedir? Podcast'in Sınır Tanımaz Yükselişi

Podcast dinlemeden duramayanlardan mısınız? Sizin için podcast kültürünün sınır tanımaz yükselişini ele aldık!

19 Ocak 2023
Keşfet
Kültür&Sanat

Girişimciler İçin En Popüler 10 Film Önerisi

İzlerken içinden çıkamayacağınız, zaman zaman hayallere dalacağınız ve hayal kırıklığına uğrayacağınız, son zamanların sürükleyici olan popüler girişimcilik filmlerini sizin için derle...

18 Ocak 2023
Keşfet
Kültür&Sanat

Ertuğrul Özkök: Kafanızın içinde manevi gettolar yaratmanın nimetleri

Hepimizin kendine has bir hikayesi var. Önemli olan bunu keşfetmek, sahip çıkmak, her şeye rağmen korumak. Çok ünlü bir sanat koleksiyoneri, çağdaş bir İtalyan ressamından resmini yapmasını ri...

14 Eylül 2022
Keşfet
Kültür&Sanat

2022 yılına damga vuracak 4 ofis tasarım trendi

Ofis ve çalışma kültürü sürekli bir evrim içinde. 2020 ve 2021 yıllarındaki köklü dönüşümü ise pandemi beraberinde getirdi. COVID-19 salgınıyla birlikte ofis trendleri önemli ölçüde değ...

6 Ocak 2022
Keşfet
Kültür&Sanat

Pandemi sonrasında geleceğin seyahat trendleri neler olacak?

Salgın bir yılı aşkın süredir seyahatleri etkiledi. Yaz ayları yaklaşıp, içimizde bir hevesle sıcacık tatil kıpırtıları oluşurken, aşılama çalışmalarına rağmen yeni varyantların ortaya...

22 Nisan 2021
Keşfet
Kültür&Sanat

Ofis tasarımları sayesinde nasıl daha “iyi” oluruz?

Pandemi çalışma hayatını önemli ölçüde değiştirdi. Uzaktan çalışma çalışanlara bir yandan esneklik ve konfor sağlarken, diğer yandan ise fiziksel, zihinsel ve duygusal zorlukları da beraber...

4 Şubat 2021
Keşfet
Kültür&Sanat

2021’in ofis tasarımlarında 5 temel eğilim

Koronavirüs salgını hayatımızda pek çok şeyi değiştirdi. Dünya genelinde teknolojik yenilikler bu değişimi teşvik ederken, yaşam biçimimiz ve çalışma şeklimiz de tepeden tırnağa dönüşü...

28 Ocak 2021
Keşfet
Kültür&Sanat

Kolektiflilerimizin Elinden Çıkan Birbirinden Faydalı 5 YouTube Kanalı

YouTube, her konuda herkesin faydalanabileceği ve fayda sunabileceği eşsiz bir platform. Kolektif House olarak alanlarında başarılı isimlerle çalışıyoruz. Girişimcilikten çevirmenliğe kadar çoğ...

Yazan: Oppzone
30 Eylül 2020
Keşfet
Kültür&Sanat

Biraz da kitap molası!

2020 yazının çoğu yazdan farklı geçtiği aşikar. Bir konserde omuz omuza danslar yok, klimalı bir sinemada birbirine karışan patlamış mısır sesleri yok ya da kalabalık bir havuza bombalama atlam...

5 Ağustos 2020
Keşfet
Kültür&Sanat

Yediğiniz içtiğiniz size kalsın, bize karantinada gördüklerinizi anlatın

Karantinayla birlikte bizi evlere sokan hayatımız, günlük ritmini son iki yüzyıldır hiç olmadığı kadar yavaşlatmaya koyulmuş olsa da bu ahestelik dijital dünya için söz konusu değil. Hele ki i...

Yazan: Dadanizm
5 Mayıs 2020
Keşfet
Çözümlerimiz hakkında bilgi almak için bize ulaş!

Çözümlerimiz hakkında bilgi almak için bize ulaş!

Çözümlerimiz hakkında bilgi almak için bize ulaş!