Robotlar yüzünden işsiz kalacağımız korkusu ne kadar gerçekçi?

Eğri oturup düz konuşalım. Yapay zeka insanlığın geleceği için bir tehdit mi yoksa değil mi? Bu sorunun birçok başlık altında tartışılması gerektiğini biliyoruz. Şahsen, robotların bir gün insanlığa başkaldırarak bizleri yok etmeye çalışacağına inananlar arasındayım. Peki o gün gelene kadar yüz milyonlarca, hatta milyarlarca insan robotların neden olduğu işsizlik nedeniyle karanlık bir distopyanın içine mi sürüklenecek? ‘Gereksiz’ varlıklar haline gelerek sadece robotların ürettiklerini tüketmek için mi yaşacağız?

Bu tür bir senaryo gerçekçi olmaktan çok uzak. Çünkü robotların neler yapabileceğini değerlendirdiğimizde işimizi elimizden alabileceğini biliyoruz ancak sonrasını düşünmüyoruz. Ancak robotlar tıpkı sanayi devriminde yaşanmış olduğu gibi sayısız yenilik getirecek, aynı zamanda insanlara vakit bulamadıkları ve aslında en çok ilgilenmeleri gereken alanlarda çalışma fırsatı verecek.

Fabrikalar yakın gelecekte tamamen insandan arınabilir.

Endişeler neler?

Yaşanan gelişmelere hızlıca göz attığımızda aslında endişelenmemek mümkün değil. En iyi örneklerden bir tanesi, Çin merkezli Changying Precision Technology firmasının fabriikasındaki çalışanların %90’ını robotlarla değiştirmesi oldu. Üretim kapasitesinin %250 arttığını açıklayan firma, bir sonraki aşamada çalışan insan sayısını en aza indireceklerini açıkladı. Apple’ın montajcısı olarak bilinen Foxconn’un çalışanlarının büyük kısmını otonom makinelerle değiştireceğini açıklaması bir diğer örnek. 2016 yılı sonunda 60,000 çalışanını robotlarla değiştiren Foxconn, robot adaptasyonunun artacağını açıkladı.

Bir diğer örnek, dünyanın ilk yapay zekalı avukatı ROSS. ROSS Intelligence firması tarafından geliştirilen ve Baker&Hostler firması tarafından işe alınan yapay zeka, IBM Watson süperbilgisayarının işlem gücünden yararlanarak devasa veri yığınlarını dakikalar içinde analiz edebiliyor. Makine öğrenimi sayesinde ilgilendiği tüm dava konularını öğreniyor ve zamanla tecrübesi artıyor.

Son olarak COIN’den bahsedelim. ABD’nin en en büyük bankacılık ve finans firmalarından JP Morgan Chase & Co. tarafından geliştirilen COIN (Contract Intelligence), makine öğrenimine dayanan bir diğer yazılım. Kendisi, insanlar için analiz etmesi 360,000 saatlik finansal işlemi birkaç saniyede tamamlıyor. COIN sayesinde ticari anlaşmalardaki hata oranı minimuma girerken, içinden çıkılması insanı çıldırtan sayısız müşteri dosyası düzene sokuluyor.

Uber’in otonom araçları milyonlarca serbest çalışanın işini elinden alabilir. 

Peki gelecek nasıl olacak?

Bu sorunun cevabını JP Morgan’ın bilişim dairesi başkanı Dana Deasy cevaplasın:

“İnsanlar yapay zekanın kendi yerlerini dolduracağını düşünüyor. Ancak ben daha değerli işlerle uğraşmak için serbest kalacağımızı düşünüyorum.”

Deasy’nin vizyon dolu görüşüne hak vermek lazım. Neden mi?

Sanayi devrimi yıllarında en büyük korkuya kapılan insanlar muhtemelen fabrika işçileriydi. Buhar gücüyle çalışan makinelerin bir anda kendilerini gereksiz hale getireceğini ve ebediyen işlerinden olacaklarını sandılar. Ancak hiç de öyle olmadı. Sadece mevcut tabloda büyük bir değişiklik yaşandı.

Makinelerin ortalıkta olmadığı zamanlarda bir tarlada hasat zamanı yüzlerce işçi çalışırken, makinelerin gelmesinin ardından yeni alanlara kaydılar. Lokomotiflerin ve buharlı gemilerin ortaya çıkması ulaşım alanında sayısız insana istihdam sağlarken, tekstil ve demir-çelik başta olmak üzere sanayi alanındaki gelişmeler işini kaybedeceği düşünülenden çok daha fazla insana iş sağladı. Makinelerin üretimi ve bakımı da yeni iş alanları doğurdu.

Günümüzde yapay zekanın geleceği hakkında okuduğumuz tüm haberler, kaçınılmaz gelişmeler ve getirecekleri sonuçlardan bahsediyor. Bir tanesi, otonom araçların 2050 yılından itibaren trafiğin yarısından fazlasını teşkil edeceği gibi. Bununla bağlantılı olarak Uber’in sadece ABD’de 10 milyon insanı işsiz bırakabileceği öne sürülüyor. Aslında denmesi gereken, şoförlük yapan insanların yeni iş alanlarına kayacağı.

Bir not daha düşelim. Dünyanın ilk yapay zekalı avukatı ROSS, herkesin yararlanabileceği kadar ucuz bir hizmet değil. Zaten asıl geliştirilme amacı, hukuki hizmet almaya finansal gücü yetmeyen insanlara yardımcı olabilmek. Kısaca, durmak bilmeden artan nüfusun getirdiği sorunlarla baş etmek için robotlar belli alanlarda ek güç olacak, direkt işimizi elimizden almayacaklar.

‘Yapay zekalı bakkal’ Moby Mart, Çin’de testleri süren insansız yeni bir teknoloji.

Gelecekte işlerimiz nasıl olacak?

Çok çeşitli olacağını söyleyebiliriz. İlk olarak yaşanacak yeniliklerin getirdiği yeni meslekler ortaya çıkacak. İkincisi, robotların bakımıyla ilgili meslek alanları doğacak. Üçüncüsü, kırmızı alarm veren çevre sorunlarına odaklanma fırsatı yakalayacağız. Dördüncü olarak da, uzay keşfi çağının sunduğu yeni meslek alanlarına adım atacağız. Bunlardan bazıları ne olacak derseniz, kısaca bakalım: 

Veri dedektifliği: 2050 itibariyle 75 milyara ulaşması beklenen internete bağlı cihazlar, yapay zekanın yanı sıra bir Nesnelerin İnterneti (IoT) dünyası yaratacak. Veri dedektifleri firmalara özel bilgileri an be an işleyerek raporlar hazırlayan mühendisleri temsil edecek.

Refakatçiler: İnsan ömrünün uzaması ile yaşlı nüfusu da ciddi ölçüde artacak. Yaşlıların bakımı ve arkadaşlık ihtiyacını karşılamak, birçok insanın mesleği haline gelecek.

Siber şehir analistleri: Geleceğin akıllı şehirleri milyonlarca alıcı taşıyacak ve trafikten hava durumuna kadar her saniye bilgi toplayacak. Tüm şehir sakinlerinin ve barındırdığı varlıkların da takibini yapan alıcıların denetimi, bakımı ve onarılması şehir analistlerine düşecek.

Artırılmış gerçeklik tasarımcıları: Geleceğin okullarında çocuklar sanal ve artırılmış gerçeklik (AR/VR) ile oluşturulan ortamlarda ders görecek. Sanal dünyaların tasarımı ve içeriğinin belirlenmesi ise mühendislere düşecek.

Yapay zeka destekli sağlık teknisyeni: Gelecekte sağlık hizmeti almak çok daha kolay olacak. Muayene için bir kliniğe gitmeyecek, bir yapay zekalı hekim çağıracaksınız. Kendisi ile gelen teknisyen, robotun yaptığı analizler ışığında tetkikleri gerçekleştirecek.

Robot cerrahları: Robotlar dünya yok olana kadar ilk gün olduğu çalışmayacak. Düzenli olarak bakıma hatta belli zamanlarda ameliyatlara ihtiyaçları olacak. Bu işlemleri de tabii ki insanlar yapacak. 

Otoban denetleyicileri: Gelecekte yollar otonom araçlar ile dolacakken, kargodan güvenliğe kadar birçok alanda kullanılan drone’lar gökyüzünü kaplayacak. Nihayetinde otonom araç trafiğini denetlemek ve kontrol etmek de insanlara düşecek.

Su kalitesi teknisyenleri: Gelecekte temiz su kaynaklarının giderek önem kazanacak olması, bu kaynakların korunması ve barındırdıkları suyun temiz kalabilmesi için çok sayıda teknisyenden yardım alınmasını gerektirecek.

Yeşil araç mühendisleri: Evet otonom ve elektrikli (ayrıca hibrit) otomobiller birçok şoförü işsiz bırakacak. Ancak bu sefer milyonlarca aracın bakımı için mühendisler gerekecek. Sadece ABD’de üretim sanayisinin 462,000 işçiyi yeşil projelerde çalıştırdığını not düşelim (2013 verisi).

Dünya’nın geleceğinden ümidini kesen yeni nesiller Dünya dışı kolonilerde birçok işle uğraşacak.

Doğa bilim insanları: Küresel ısınmanın etkilerine karşı koyabilmek için doğada çalışması gereken bilim insanı sayısı ciddi ölçüde artacak. Bilim insanları Büyük Mercan Resifi’nden Kuzey Buz Denizi’ne kadar iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için çalışacak.

Uzay iletişimi uzmanları: Ay ve Güneş Sistemi’ndeki diğer gök cisimlerinin koloni haline getirilme süreçlerinde binlerce uzay görevi gerçekleştirilecek. Derin uzaydaki uzay araçları, yer ve yörünge istasyonları ile Dünya arasındaki iletişimi sağlamak için sayısız uzman gerekecek.

Bunlara ek olarak katı atık dönüşümü, yeşil ev mimarlığı, güneş paneli teknisyenliği de yakın geleceğin meslekleri arasına katılabilir. Uzun vadede Mars kolonisine gönderilecek psikologlar ve yörünge roket yakıtı istasyonlarında çalışacak teknisyenler gibi yeni iş alanları doğacak.

Geleceğe geniş bir vizyon ve yenilikçi bir açıdan bakarsak iyimser olmamak elde değil. Ancak bu kadar iyimser kalabilmek için artan Dünya nüfusunun gezegenimizde hapsolmaması şart.

Mufit Yılmaz Gökmen

Mufit Yılmaz Gökmen

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.