Yeni Gerçek: Belirsizlik

Tarihi ve zor zamanlardan geçiyor, bundan bir süre sonra olacakları göremiyoruz. Sonunda Hollywood yıldızları ile aynı hayatı yaşıyoruz demişti geçende biri grup meditasyonunda, ne de doğru. Gelecekle ilgili spekülasyonlar, geçmişi yadetmeler havada uçuşurken evlerimizde sakin kalmaya çalışıyoruz. 
Çoğu kişi için bu epey zor. Zira alışkanlık sürekli koşturmak ve kendi içine dönmek, hayatın belirsizliği ile yüzleşmekten kaçınmak üzerine. 

Hamileyseniz ya da olduysanız ve planlı sezeryan belirlemediyseniz 9 aylık hamileliğin sonu ve doğum da büyük bir belirsizlik. Bebeğin ne zaman dünyaya geleceği… Keza ne zaman öleceğimiz de büyük bir sır. Hayatın başlangıcı ve bitişi aslında ne büyük bir belirsizlikle yüzleşme fırsatı ve dersi… Bununla yüzleşmek aslında hep var olan ama kaçınılan bir konu iken, şimdi tüm gezegen bununla ve normal hayat rutininin kaybı ile yüzleşiyor. 

Hayat ne zaman belirli oldu diye sorduk mu kendimize?
Şimdi birden kocaman bir belirsizliğin içerisinde ne zaman sevdiklerimizi göreceğimiz, ne zaman tatile gideceğimiz, ne zaman o sevdiğimiz restoranda yemek yiyebileceğimiz meçhulken, zihnimiz bunlardan da daha büyük bir belirsizlikle karşılaştı. Hayatın hiç bir zaman belirli olmadığıyla. Ve en büyük belirliliğin aslında hayat dediğimiz bir belirsizlik olduğuyla. 
Peki bize ne iyi gelir? Bu büyük belirsizliğin içinde kendi belirliliklerini yaratmak. Rutinler, sinir sistemi regülasyonu, ‘bana iyi gelen şeyler neler’i bilmek. Kontrol edebildiğin şeylerle hareket, düşünce, niyet, aksiyon ile belirli alanlar yaratmak. Belirsizlikle ilgili ızdırabı yaratan aslında zihin kalıplarımız. Bu ızdıraba yakından bakacak olursak, çoğu zaman aslında henüz gerçekleşmemiş ve zihnimize göre gerçekleşmesi ya muhtemel ya da gerçekleşmesinden çok korktuğu bir senaryoya kendini hazırlamaya çalışırken çıktığını görebiliriz. 

Bu zamanlarda hemen krizi fırsata çevirmek adına, “hayat aynen online devam edebilir” ya da “hazır evdeyken hep ertelediğin sporu yapmaya başla”‘ mesajları, programları, reklamları görüyoruz. Bu büyük bir kaza geçirmiş ama yaralanmamış bir insana “hadi kalk bir şeyin yok mutlu ol hayatına devam et” demeye benziyor ve malesef sinir sistemimiz bunu bu şekilde yaşamıyor. 

Sinir sistemimiz regülasyonunu sağlamak için, büyük değişikliklerde yavaşlamaya, bilinen bazı rutinlere, döngülere tutunmaya ihtiyaç duyuyor. 

Bu sebeple sinir sistemine iyi gelecek bazı pratiklerden bahsetmek istiyorum. Bunlardan en önemlisi, evde kalmaya başlamadan önce size iyi hissettiren, iyi gelen alışkanlıkların bir kısmını devam ettirmek ve sisteme kendini iyi ve tanıdık hissettirecek bir alan içerisinde onarım imkanı tanımak. 
Yani haftada 3 gün yogaya gidiyorduysanız evde buna devam etmek, her Çarşamba bir kaç arkadaşınızla bir şeyler içmeye buluşuyorduysanız evlerinizde online olarak bu buluşmayı yapmak, yemek yapmak size iyi geliyorduysa yeni tarifler denemek gibi… Bunun dışında sürekli haberlere maruz kalan zihin ve sinir sisteminin daha çok sakinleşecek anlara ve alanlara ihtiyacı var. En önemli sakinleşme ve kendine dönme pratiği de meditasyon. 

Size uyan bir meditasyon aplikasyonu, online meditasyon buluşmaları, YouTube kanallarındaki yönlendirmeli meditasyonlardan size uyan ve size iyi hissettirenleri pratik etmek çok iyi bir alan sağlayabilir. Bu zamanlarda bana iyi gelen ve etrafıma önerdiğim tekniklerden biri EFT (Emotional Freedom Technique).

Anksiyete, duygusal yemek yeme vs. ile ilgili YouTube’da harika videolar, pratikler ve kaynaklar var. İçine sıklıkla girdiğin durum ve konu ile ilgili videolardan ya da bu konunun eğitimini almış kişilerden destek alınabilir. 

Sinir sistemimiz ‘sakin ol’ diyince sakin olmuyor. Hissetmesi, yavaşlaması ve duyumsaması gerekiyor. Bu sebeple internette Japonyadan çıkmış şifalı dokunma tekniklerini içeren Jin Shin Jyutsu gibi kolay uygulanabilir pratikler araştırılabilir ve uygulanabilir. Kendine kaynak yaratmak, kaynakları çoğaltmak onlardan beslenmek için harika zamanlar. 
Gün, ihtiyacını duymak için kendini dinleme günü.Ve duyduğumuz için harekete geçmek ve kendi “iyiliğinin” sorumluluğunu alma günü. Burada destek gerekiyorsa da bunu alabilme, yardım isteyebilme günü. Hepimize bu belirsiz günlerde ilham, sabır ve destek alabileceğimiz insanlar diliyorum.

Rida Kıraşı

Rida Kıraşı

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.