BİR GARİP ZAMAN KARMAŞASI

Zaman dediğimiz şey sabit bir hızda ve tek yönde mi ilerler, yoksa işin aslı biraz daha farklı mı?

Zamanda yolculuk… Hepimiz hayatımızın bir döneminde bu iki kelimenin büyüsüne kapılıp onu anlamaya çalışmışızdır. Bazılarımız için hikayenin başı Doctor Who ve Back to the Future’a kadar giderken bazılarımız internette bir makaleden diğerine saatlerini geçirmiştir. Zaman dediğimiz şey sabit bir hızda ve tek yönde mi ilerler, yoksa işin aslı biraz daha farklı mı? Sahi, zaman kavramını yorumlamanın sadece tek bir yolu mu vardır?

İnsanlığın elindeki zaman teorilerine baktığımızda iki tanesi belirgin olarak dikkatimizi çekiyor: Kipli ve kipsiz zaman teorileri. Çoğumuzun alışageldiği ve aslında hayatımızın akışını da belirleyen kipli zaman teorisiyle başlayalım. Lost izleyenlerin hasretle anacağı, iki gözümüzün çiçeği Daniel Faraday’in sıklıkla bize hatırlattığı replik “Whatever happened, happened.” (“Olan olmuştur.”), yani geçmişin değiştirilemeyeceği fikri bu teorinin de temel dayanağını oluşturuyor.

Kipli teoriye göre elimizde sadece tek bir gerçek zaman vardır ve o da geçmişimizdir. Orada olan her şey bizim bildiğimiz gibi gerçekleşmiş ve sonlanmıştır, değiştirilemez, müdahaleye kapalıdır. Bunun yanında gelecek zaman ise, aslında henüz var olmamaktadır. Yani bu cümleyi okuduktan sonra yapacağınız hiçbir şey. Ya da bu cümleyi. Fark etmiyor, bu cümle için de aynısı geçerli. Bu yazının ilk cümlesini okumaya başladığınızdan itibaren (yaklaşık son birkaç dakikadır) yapacaklarınızı, eşsiz ihtimaller havuzundan siz seçtiniz ve birkaç dakika evvel gelecek ihtimalleriniz olanlar şimdi sizin belirlenmiş geçmiş zamanınız oldu. Kipli zaman teorisine göre geçmiş tamamlandı, gelecek henüz yok ve şimdiki zaman ise bu iki zaman diliminin çakıştığı anlardan ibaret.

Buraya kadar her şey yolunda; zaten her birimiz hayatımızı farkında olmadan bu teorideki algıyla sürdürüyorduk. Fakat elimizdeki diğer zaman açıklaması, yani kipsiz zaman teorisi farklı bir yorum vadediyor.

Curtis MacNewton / Unsplash

Kalıp evren modeli olarak da bilinen teorinin ana fikrini bilinen bir örnekle açıklayalım: Nasıl ki İstanbul, Tokyo ve Toronto şehirlerinin üçü de mevcutsa ama aynı yerde mevcut değillerse, geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek de mevcuttur ancak aynı zamanda değil. Ya da şöyle diyebiliriz: 1678 ve 4578 yılları, biz her ne kadar onları tecrübe etmiş olmasak da en az bugün kadar gerçektir.

Evet, akılda canlandırması biraz vakit alıyor fakat olaya farklı şekilde yaklaşır ve yaşadığımız dünyanın üç boyuttan (yükseklik, genişlik ve derinlik) oluştuğunu düşünürsek, zamana da dördüncü boyut diyebiliriz. October the First is Too Late romanıyla bilinen ve romanında zaman kavramını enine boyuna inceleyen Fred Hoyle, kipsiz teori için “çekmece” benzetmesini yapıyor:

Elimizde sonsuz sayıda çekmeceden oluşan bir dolap var. Filmlerdeki, genelde devlet dairelerinde gördüğümüz, alfabetik sıralanmış bir sürü dosya içeren çekmeceler gibi. Her çekmecede, kendinden sonra gelen çekmecenin içeriği hakkında bilgiler var. Çekmece numarası arttıkça, bilginin belirsizliği de artıyor. Hoyle şöyle açıklıyor:

“İncelemiş olduğumuz belirli bir göze, şimdiki zaman diyeceğiz. Oldukça doğru ifadeler bulduğumuz daha önceki gözlere de geçmiş zaman. Doğru ifade açısından içinde çok fazla şey olmayan sonraki gözlere ise gelecek diyeceğiz… Gerçek dünya da buna benzer. Gözler yerine durumlar vardır.”

Djim Loic / Unsplash

Baştaki örneğimize dönelim ve İstanbul’da olduğumuzu varsayalım, bu durumda Tokyo ve Toronto’yu göremesek de her ikisinin de İstanbul’la aynı derecede gerçek olduğunu kabul ediyoruz. Buna getirdiğimiz açıklama ise, her şehrin farklı yerlerde olduğu gerçeği. Zaman söz konusuyken de aynısı geçerli: Doğumumuz da evliliğimiz de emekliliğimiz de mevcut ancak farklı zamanlarda.

İster kipli ister kipsiz zaman teorisini benimseyelim, ikisinin ortak noktası kendini hemen belli ediyor: Elimizde yalnızca tek bir zaman var ve o da şimdiki zaman. Hayatımız, içinde bulunduğumuz andan ibaret, geleceğimiz bizim eylemlerimizle şekilleniyor ve -tüm göreceli kavramları bir kenara bırakıp- tek yapmamız gereken şimdi, burada olmak.

Yiğit Tuna

Yiğit Tuna

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.