Bir “Kültür Endüstrisi” Bahsi

Adorno ve Horkheimer’ın Dialectic of Enlightenment kitabında ortaya attığı bir tabir, kültür endüstrisi. Daha sonradan Lash ve Lury tarafından “global kültür endüstrisi” önermesiyle kapsamı biraz daha irdelenmiş ve post-modern dünyanın analizine dönüştürülmüş olsa da, Adorno ve Horkheimer’ın ne kadar ileri görüşlü ve yerinde tespitler yaptığı yadsınamaz.

Adorno’ya göre bireylerin mutluluğu toplumun ona kendi otonomisinde yaşayabileceği koşulları sağlaması, bireysel ve toplumsal bağlamda elindeki imkanlara müdahale edebilmesi ve bu imkanları gerçekleştirmesine bağlıdır. Fakat kültürün metalaşması ve bir “rasyonalizasyon aracına dönüşmesi” gibi bireylerin özgürleşmesi önüne geçen engeller söz konusu. Örneğin “kitsch”ler. Kültürün metalaşmış formu olarak değerlendirebileceğimiz kitsch’ler, bireyleri nesnelere daha bağımlı kılan bir tüketim toplumuna katkı sağlıyor.

Aynı mantıkla zaten yazarlar kültürün kendisini de toplumsal ve totaliter bir düzene bağlıyor. “İnsanın bir rehber tarafından eğitilerek kendi istek, arzu ve tutkularından arınarak belirli ilkelere dayalı hareket etmesi”ni, kültür kapsamına alıyorlar.

“Kültür, insanın doğa karşısında ya da doğadan farklı olarak ortaya koyduğu tüm etkinliklerin bir aradalığıdır; ekonomi ve tekik dışında kalan insana dair bilinç biçimleri ve bunlara bağlı etkinliklerin toplamıdır; ve siyaset, hukuk, din gibi diğerlerinden farklı özgül bir bilinç biçimidir. Bu bilinç biçimi beğeni, eğlence ve bireyin kendisini bedensel ve bilişsel bakımdan iyi hissetme ya da geliştirme haline dair bir etkinlikler bütünüdür. Bu üç tanım iç içe geçer ve birinci tanım ikinci ve üçüncüsünü, ikinci tanım üçüncüsünü kuşatır ve anlam bakımından önceler.” (Kulak, 2017, sf29)

Önder Kulak, “Theodor Adorno: Kültür Endüstrisinin Kıskacında Kültür” kitabında bilincin yabancılaşmasından yani, öznenin bilgi nesnesinden koparak, nesneyi olduğu gibi anlamadan uzaklaşma ve zihninde bir “ideal nesne” oluşturma halinden bahseder. Bilincin, gerçeklik karşısında bir yanılsamaya düştüğünü, düşünceleri ve gerçeklik arasında bir özdeşlik var olduğunu sandığını söyler. Zamanla oluştuğu iddia edilse de, aslında elle kurulduğunu iddia edebileceğimiz kültürün de, endüstriye hizmet eder duruma gelmesi bu şekilde tamamlanmış olabilir.

Adorno’ya göre kültür endüstrisi liberalizmin ve ona göre şekillenmiş toplumsal ilişkilerin bir ürünü olarak görülür. Bu bağlamda, alışveriş merkezleri toplumsal ilişkiler bakımından bir mikromodeldir. Bütün tüketim metalarına ulaşabilecek bir mekandır. Bu mekan sadece tüketim metalarının bir araya gelişi değildir; “aynı zamanda imlerin de bir araya gelişidir”. Kendine has yasaları olan “mikro bir dünya”dır. Bu dünya her türlü metaya ulaşılabilmesinin yanında kafe, sinema ve toplantı salonu gibi çeşitli kültürel ortamları da içerir. Bu noktada Baudrillard “kültürün metalaştığını ve metaların kültürleştiğini” düşünür. AVM’lerin en önemli yasası her şeyin eşdeğer olmasıdır. Hayati bir ilaç, bilimsel bir kitap ya da kitsch de ya da resim galerisi de aynıdır.

“Çünkü tüketim artık sadece nesnelerin tüketimi değildir; anlamların da tüketildiği moral bir alan, bir toplumsallaşma ve iletişim alanıdır.”

Kültür endüstrisi, ya da endüstriyel kültür kavramının bugün hayatımızda ne derece etkin olduğunu düşünün. Kültür dediğimizde kapsam artık uçsuz bucaksız, sınırsız bir bağlama taşınmıyor mu? Müzik, sinema, edebiyat gibi kültürel ögelerle birlikte, düşünce, sağlık, eğitimin bile alınıp satılabilir bir forma büründüğü, yani metalaştığı bir düzlemde, kültürün kendisinin metalaşması kadar, metanın yeni ve geriye dönük resetleme özelliğine sahip bir kültürleşme içine girmesi de söz konusu olmuyor mu günümüzde?

Ozan Akbas

Ozan Akbas

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Dadanizm

Kasım 12, 2019

Dadanizm

Ekim 17, 2019

Dadanizm

Ekim 17, 2019

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.