Ghost-lamak ya da Ghost-lamamak, işte bütün mesele bu!

İş yaşamında “merkezler” yıkılıyor ve özel hayat ile aradaki duvar yok oluyor. İş gücü ve iş yeri kavramlarında sınırlar ortadan kalkarken, şirketler daha eşit bir oyun alanında yaşamı destekleyen çalışmalarla, dengelerin daha sürdürülebilir şekilde kurulacağı yeni bir kültür inşa ediyor.

Bunda kuşkusuz bu esneklik için altyapıyı bizlere sunan hızla gelişen teknolojinin rolü çok büyük. Artık zaman ve mekândan bağımsız bir arada olmamızı sağlayan, daha derin dijital bağlantılar kuruyoruz. Merkez ofisten, uydu ofisten, evden, parktan, bahçeden toplantılara katılıyor, şirketleri yönetiyor, yeni işbirlikleri yapıyoruz. Sadece bu da değil; ailemizi ziyaret ediyor, başka ildeki/ülkedeki sevdiklerimizin doğum günü pastalarının üzerindeki mumları hep birlikte üflüyor, çocuklarımızı teknoloji yolu ile eğitiyoruz. Peki sanal dünya artık daha insancıl hale mi geliyor demeliyiz yoksa giderek insanlar arasındaki bağ kopuyor ve birbirimizden uzaklaşıyor muyuz? Hayal miyiz gerçek miyiz? Var mıyız yok muyuz? Bu dengeyi kurmak ve iş hayatında ve özel hayatta “hayalet” olmamak için ne yapmalıyız?

Teknolojiyi suçlamayı bırakın

Bizi herkese ve herkesi de bize bağlayan elektronik bilgi kutuları içinde seyahat halindeyiz. Ancak karanlık bir tarafı da var: En önemli anlarda dikkatimizi dağıtıyor, iletişim kurmamızı sağladığı gibi bir anda iletişimimizi de koparıyor.

Elbette faturayı akıllı telefonlara kesmek akıllıca değil. Ondan önce televizyonu suçladık, radyoyu suçladık, hatta ve hatta yazıyı bile suçladık. Oysa temelde dikkat dağınıklığı dışarıda değil içeride başlıyordu ve sorunun kendisi değil belirtisiydi bunu atladık. Ama geç değil, bizi sevdiklerimizin arasındaki birer hayalet olmaktan çıkaracak olan şey bu sancılı durumu yönetmek. Bugün telefonunuza dakika başı bakarken, sosyal medya hesaplarınıza defalarca tıklarken veya haberleri her yarım saatte bir kontrol ederken aslında sizi kaygılandıran, strese sokan kaçmak istediğiniz şeyin ne olduğunu tespit etmeye çalışın.

Kardeşiniz heyecanla yüksek lisansa kabul edildiğini anlatırken, sevgiliniz sizi sevdiğini söylerken, arkadaşınız yaşadığı bir sorundan bahsederken; heyecana, sevince ya da üzüntüye ortak olmak bir yana dünyada tüm kelimeler tükenmiş ve cümle kurmak imkansızlaşmışçasına verdiğiniz “hıı hıı” yanıtının nedenini arayın. Mesela iç sesiniz e-postayı kaçırma korkusu ile işle ilgili bir kaygıya işaret ediyor olabilir mi? Hem de kimi zaman tatildeyken bile… Acil durumlarda sizi aramaya teşvik eden “ofis dışında” mesajı yazarak ya da maillerinize bakmak için belirli zaman aralıkları belirleyerek içsel tetikleyicileri yeniden yapılandırabilirsiniz. İç sesinizi dinleyip bunu başarabildiğinizde güçlü bir iletişimin çalışma ve yaşam şeklinizin bir parçası haline geldiğini sizler de göreceksiniz.

Sosyalleşmeyi bir değer olarak ele alın

Teknolojiyi suçlamaktan artık vazgeçtiysek hayalet olmamak için önemli olan diğer 2 başlık da şunlar: Sosyalleşmek ve sağlıklı arkadaşlıklar kurmak. Sosyalleşmek; sevdiklerinizle buluşmak, yeni arkadaşlar edinmek, yeni dostluklar kurmak şimdilerde uzak eylemler gibi gelebilir. Ancak az önce ölçülü ve doğru kullanıldığı takdirde iletişimimizi güçlendireceğine atıfta bulunduğumuz teknoloji sayesinde tüm sevdiklerimiz artık her an yanımızda olamasa da karşımızda. Kimi zaman aile fertleriyle kimi zaman okul ya da iş arkadaşlarınızla kimi zaman da dostlarınızla dijital uygulamalar üzerinden görüntülü sohbet toplantıları, doğum günü kutlamaları, pijama partileri, film ve kitap sohbetleri planlamayı pas geçmeyin. 

Öte yandan salgının sonsuza dek sürmeyeceğini, dijital ortamın dışında fiziki ortamlarda da sosyalleşeceğimiz gerçeğini unutmayın. Bu noktada her fırsatta bir planın içine dahil etmek için önceliklendirdiğimiz ailelerimiz de varsa arkadaşlarımız da bizler için bir hazinedir. Fakat pek çok insan yaşamın hızı, işlerin yoğunluğu, omuzlarındaki sorumluluklar derken arkadaşlarıyla iletişimini hızlı bir şekilde kaybedebiliyor. Oysa ki kanunen, kan yoluyla ya da banka hesaplarına ödenen maaşlar vasıtasıyla bağlanmadığımız; tamamen gönüllülük esasına dayanan ve büyük bir özgürlük ilişkisi olan arkadaşlık bize çok şey katıyor. Bu yüzden arkadaşlarımıza da yatırım yapmalıyız. Ama nasıl?

Kabul etmek gerekir ki yetişkinlikte yeni arkadaşlar edinmek, ekstra bir çaba gerektirebilir. Teoride heyecan verici bir meydan okuma gibi görünen bu durum pratikte utangaçsanız reddedilme korkularını tetikleyebilir. Bu durumda yeni arkadaşlar tanımak için fırsat olan bir daveti reddedebilirsiniz ya da davete katılıp, herkes sohbet edip gülerken siz bir köşede sessiz kalıp, telefonunuza bakmayı ya da köşedeki çiçekleri incelemeyi tercih edebilirsiniz. Bu kaçınma biçimlerinin her ikisi de anlaşılabilir reddedilme korkularından kaynaklanır. Bu nedenle iç sesinizi kontrol altına alın ve sıcak bir gülümseme ile “merhaba” demekten çekinmeyin. Bunu yapmak, davete katılmanızın yanı sıra yabancılarla dostane bir iletişim kurmanız için de iyi bir başlangıç olacaktır. Fakat bitmedi. Yeni kişiler tanıdığınızda, yeni bağlantılar kurduğunuzda bu defa da onları gerçek arkadaşlıklara dönüştürme zorluğu başlar. Bir adım sonrası olarak birbirinizin iletişim bilgilerinizi alıp, aynı ekosistem içinde davetleri kaçırmamak da karşılaşma sıklığınızı ve paylaşımlarınızı artıracaktır.

Özetle; arkadaş edinmenin sırrı, denemek zorunda olmanızdır. Etkinliklere katılmalı ve bunu tekrar tekrar yapmaya devam etmelisiniz. Ama en önemlisi “kendimi kendimden çıkarsam sıfır kalmaz” dememek için en önemli şey gerek aileniz gerekse arkadaşlarınızla olan iletişiminizde sizi engelleyen bahaneleri bir kenara atıp, istikrarlı ve sürdürülebilir bir zemine bu bağı oturtmanız. O halde “merhaba”… Yeni arkadaşlıklar ve doyumsuz sohbetler için sosyal mesafe çerçevesinde bir araya geldiğimiz etkinlikilerimizde seni tanımayı heyecanla bekliyoruz.?

Ece Tuçaltan

Ece Tuçaltan

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.