İlişkinin Destek’li Olanı

Bir ilişkide olmanın belki de en güzel ve kıymetli yanı destek görmektir. Değer verdiğin biriyle sinemaya gitmek ne hoş tabi, ya da dışarıda bir yemek yemek, birbirinin omzuna yaslanmak… Ama en güzeli ve bence “olmuş” olanı ilişkilerin, bir takım olmayı başaran, hayatı birlikte göğüslemekten çekinmeyen, gösterişten uzak bir tavırla birbirlerini sadece birbirleri için el üstünde taşıyanı.

Oruç Aruoba, “ile” kitabında ilişkiye dair şöyle bir kesit sunuyor:

“İlişki nedir?” diye sordun, ben de “Birlikte bir şey yapmaktır” dedim. Örnekler de verdim galiba, ‘birlikte yapma’ya. Biliyorsun, bu bir ülkü – pek gerçekleşmeyen, ya da pek az gerçekleşen: ‘Birlikte bir şey yapmak’… Ama gerçekleşiyor, bazen – pek ender.- Ne mi oluyor o zaman? Şöyle bir şey herhalde: İki kişi, her biri kendi yaşamlarından gelen ayrı ayrı, çok farklı zorunluluklarla ulaştıkları bir noktada, karşılarında birden ötekini buluyorlar – bir anda, karşılıklı; aynı anda, bulduklarını – ve ötekinin de bulduğunu; bulduğunu da anladığını- anlıyorlar. Bir şey oluşuyor o zaman: o iki kişiden (sanki) ayrı, farklı; onlara bağlı olmayan, hatta onların elinde olmayan bir şey : ayrı, farklı varlığı olan, kendi yolunu da artık (sanki) onlara aldırmadan yürüyece bir şey – bir ilişki…”

İlişki gerçekten tam da böyle bir şey bana kalırsa. Sen ya da ben olmayan, üçüncü bir kişi gibi kendi özerk bağımsızlığını ilan eden. Hayatın zorlaştığı anlarda “sen”in yardıma koşamadığı anlarda yardıma koşan bir üçüncü kişi. Sen’in destek olmaya gücün yetmediği anlarda, ortaya bir destek alanı yaratıp, güvenlik ağı gibi gerinip düşmeni engelleyen. İlişkilerin en güzeli gerçekten de destek olanı. Büyük değişimlerde, zorlu sınavlarda “her şey yoluna girecek az daha sık dişini” diyeni.

Temel olarak baktığımızda, yalnız olmamak için bir ilişki yaşıyoruz. Ve aslında yukarda bahsettiğim her şey her ilişki için “fundamental” esasında. Yani söylemeye gerek bile yok. Görülmeyen tehlike bu kadar “görülmeyen” olmasaydı bunları da zikretmeye gerek kalmazdı belki ama- demek istediğim- bazı bariz gerçeklerin de hatırlatılması gerekli oluyor bazen. İçinde yalnızlaştığınız, ıssızlaştığınız, hayattan darbe aldığınızda yüzünüzü çevirip yumuşaklığına huzur bulamadığınız ilişkilerde yalnızlaşıp, bunun hiç farkına varmıyor olabilirsiniz.

Bütün bunlarla beraber, aradaki hassas çizgiyi de belirtmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Kendisini bir ilişki üzerinden tanımlayan kişilerin bir ilişkide aradığı destek duygusuyla, burada bahsettiğim destek duygusu pek örtüşmüyor açıkçası. Kendi ayakları üzerinde durmakta sıkıntı yaşadığı için toksik ya da zararsız, uzun ya da kısa bir sürü ilişkiyi zincir ilmekleri gibi birbirine bağlamak, herhalde ilişkilerin destek bölgesi yaratanı sayılmaz. Hepimiz insanız, hepimiz yorgun düşüyoruz, hepimiz bazen durmak-dinlenmek istiyoruz.

Kendi arayışımızda, kendimizi arayışımızda, bir ilişkiye ihtiyacımız yok. Destek görmek için, desteğe ihtiyaç duyduğumuz anlar için de bir ilişkiye ihtiyacımız yok. Ben sadece diyorum ki; ilişkinin destek olanı, en güzeli, en kıymetlisi. Belki içinde bulunduğumuz her ikili ilişkiyi bu açıdan ele almak, kendi hayatımızla ilgili gözden geçireceğimiz (düzenleme-temizlik-derleme-toplama dönemleri için bilhassa) en makul alan.

Yine Oruç Aruoba ile bitirmem gerekirse:

“Demek ki, ilişkini o iki kişinin yaptıklarıyla olamıyor; ama onlarsız da olamıyor – o iki kişinin kendisini sürekli bilinçlendirmelerini, yapmalarını, kurmalarını; başka, yabancı şeyleri de sürekli ayıklamalarını, engellemelerini, uzak tutmalarını gerektiriyor.”

Ozan Akbas

Ozan Akbas

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Cansın Ersöz

Şubat 11, 2020

Duygu Merzifonluoglu

Ocak 23, 2020

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.