Kriz dönemlerinde nasıl odaklanıp üretken kalırız?

Odaklanmak; yeniliğe ve üretkenliğe yol açan dengeleyici bir güç. Fakat hepimiz kuşkusuz çalışma hayatımız boyunca “acil” kodu ile peş peşe düşen maillerden, yorgunluktan, hastalık belirtilerinden veya farklı dikkat dağıtıcı faktörlerden işe odaklanmakta zorluk çektiğimiz günler geçirdik. Hangi nedenle olursa olsun bu durum üretkenliğimizde bir delik açtığı gibi başarımızın önüne de ket vuran bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Bugüne kadar uzmanlar yapılacaklar listesi oluşturma, beyin jimnastiği, uyku düzenlemeleri, zamanlama pratikleri gibi dikkatin dağılmasını azaltacak pek çok önerileri sıraladı. Ancak özellikle kriz dönemlerinde yaşanan kaos ile odaklanma daha güç hale gelebiliyor. Oysa bu kaotik zamanda da başarıya ulaşmak mümkün. Sadece küçük bir öz disipline, olaylar karşısında serinkanlı olmaya ve hepsinden önemlisi olumlu bir tutuma ihtiyacımız var. İşte kriz dönemlerinde odaklanmanıza yardımcı olacak, odaklanmanızı kolaylaştırıp sizi başarıya taşıyacak 3 tüyo:

Kaosun üstesinden gelin

Stres altındayken 1’i 1000 yapabiliriz. “Eyvah iş telefonuma gelen çağrıyı yanıtlarken 50 mail gelmiş, bazıları da acil mi ne? Üstelik 10 dakikaya da toplantım başlıyor.” Bu böyle uzar gider… Öncelikle derin bir nefes alın ve sakin olun. Tüm mailleri sırasıyla yanıtlamak yerine önemli ve acil olanlara öncelik verin. Bu noktada ekranın köşesinden gelen mail bildirimlerini kapatmanız da stresinizi yönetmeniz noktasında size yardımcı olacaktır. Aksi takdirde mailden maile, işten işe atlamak hataları da beraberinde getirecektir. Ayrıca Microsoft ve Apple’ın eski yöneticilerinden Linda Stone da böylesi bir durum için çözüm önerisini şöyle özetliyor:  “…2 liste tutuyorum. Biri başarmayı umduğum, diğeri ise yapmam gereken fakat başaramayacağım şeylerin listesi. Çağrılar, mailler, hatta başlamayacağım projeleri bile yazıyorum çünkü aklımda yer kaplıyorlar…” Bu deneyimli isme kulak vermek ve bu öneriyi denemek de stres yönetimi konusunda fayda sağlayabilir. 

Gerçeklerden kaçmayın

Bazen gerçekleri ya da belirsizlikleri kabul etmemek kendinizi ve ekip arkadaşlarınızı koruduğunuz hissi yaratsa da bu etkili ya da etik bir yaklaşım değil. Tek başınıza içinde bulunduğunuz zor durumun üstesinden gelmeniz güç olduğu gibi tüm ekibi de girdabına çeken devasa bir hortuma dönüşebilir. Her zaman kendinize ve ekibinize karşı dürüst olun, doğruları söylemekten kaçınmayın. Bunu yaparken ise sorunun gerçekten sadece kendiniz tarafından çözülemeyecek boyutta olduğuna emin olun ve ekibin motivasyonu da aşağıya çekmekten kaçının. 

Destek için iletişime geçin

Zorlandığınız bir noktada yardım istemek dünyanın sonu değil. Hele de bir kriz döneminde utangaçlığa ya da gurura yer yok. Üstesinden gelemediğiniz bir sorun çığa dönüşmeden önce ekip arkadaşlarınızla veya deneyimine güvendiklerinizle fikir alışverişi için iletişime geçin. Bu sizi hem ruhsal hem de zihinsel olarak rahatlatacağı gibi aynı zamanda sorunun çözüme kavuşmasını da sağlayacaktır. 

Öte yandan COVID-19 krizinin gerektirdiği kurallar bütünü ile günlük yaşam rutinlerimizin ani değişiklik gösterdiği bir durumda da üretken kalmak oldukça zor olabiliyor. Peki bugünler özelinde odaklanmak için neler yapabiliriz?

Rutinlerinizi koruyun

Hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendinize bakmak, sadece sağlıklı kalmanıza yardımcı olmaz; olumlu bir tutum sürdürmenizi ve düzenli bir rutine sadık kalmanızı da kolaylaştırır. Yaşam Koçu Deb Levy’e göre uzaktan çalışıyor olsanız da üretken kalmanın ilk adımı, hâlâ tipik bir günmüş gibi davranmaktan geçiyor. Bu nedenle her zamanki saatte kalkıp duşunuzu alın ve pijamalarınıza veda edip günlük kıyafetlerinizi giyerek masa başına geçin.

Gününüzü planlayın

Şu anda özel hayatınız ve iş hayatınız arasına çizgi çekmek zor olabilir. Burada bir denge kurabilmek adına sabah rutinlerinizi tamamladıktan sonra kendinize 5 dakika ayırın ve işe başlamadan önce hedeflerinizi/önceliklerinizi belirleyip bu hedeflere ulaşmanızı sağlayacak bir program hazırlayın. Bu liste tamamlanması gereken görevlere odaklanmanızı sağlarken, listedeki tamamlanmış çalışmaları görmek de sizi motive edecektir. Programınıza yemek saatleri ve molalar eklemeyi de unutmayın!

Çalışma alanı oluşturun

İşlerinizi kanepe ya da yataktan yapma cazibesini bir kenara bırakıp, şartlarınız el veriyorsa evinizin içinde belli bir noktada çalışma alanı oluşturmak odaklanmanıza yardımcı olacak, üretkenliğinizi artıracaktır. Bu alanı belirlerken iyi aydınlatılmış bir yer seçin ve günlük hedeflerinize ulaşmak için ihtiyacınız olan priz, WiFi erişimi, defter, kalem gibi gün boyu ihtiyaç duyacağınız her şeyin yanınızda/yakınınızda olduğundan emin olun.

Dikkat dağıtan unsurları ortadan kaldırın

Hepimizin ev ortamı farklı ve bu ortamda maalesef bazı dikkat dağıtıcı unsurlar kaçınılmaz. Belki evde uzaktan eğitimine devam eden bir çocuğunuz ya da tüm gün yan odada kendi işine odaklanan eşiniz, kardeşiniz, ev arkadaşınız, partneriniz ya da her an ilgi bekleyen patili bir dostunuz var. Hane bireyleri ile temel davranış kuralları üzerinde anlaşmak yerinde olacaktır. Ayrıca evdeki iş alanınızı yaratırken çevrenizdeki dikkat dağıtıcı unsurları da göz ardı etmeyin. Örneğin, ayrı bir iş telefonunuz yoksa çalışma süreniz sırasında sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve haber kuruluşlarından gelen bildirimleri kapatmak yardımcı olabilir.

Yardımcı olmaktan kaçınmayın

Stres zaman zaman odağınızı dağıtabilir ve bakış açınızın daralmasına sebep olabilir. Yapılan araştırmalar, başkalarına yardım etmenin ve gönüllü faaliyetlerin mutluluğu artıran bir etkiye sahip olduğunu ortaya koyuyor. Akademik dergi BMJ Journal’da yayınlanan bir araştırma gönüllülüğün refahı artırma eğiliminin olduğunu, ABD merkezli yatırım ve danışmanlık şirketi Ascent tarafından yapılan bir çalışma ise cömertliğin mutluluğun yanı sıra iş hayatında da başarıyı beraberinde getirdiğini gözler önüne seriyor. Dolayısıyla iş arkadaşınızın iş yükünü paylaşmaktan ve ekibinize katkıda bulunmaktan veya mesai saatleri dışında gönüllü faaliyetlerinize devam etmekten kaçınmayın.

Bu vesile ile bizler de Kolektif House olarak bu zorlu günlerde sokaktaki patili dostlarımıza yaptığımız mama yardımının 4 tona ulaştığını siz değerli üyelerimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu süreçte minik karınların doyması için bizlerle beslemeye gelen Kolektif Ailesi’nin her üyesine de ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. 

KAYNAK:

blog.dce.harvard.edu

blog.dropbox.com

Ece Tuçaltan

Ece Tuçaltan

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.