fbpx

Minimalist bir çalışma alanı verimliliği artırır mı?

Eminim pek çoğunuz iş hayatınızda toplantılara geç kalan, telefonunu toplantı masasında ya da öğle yemeği yediği restoranda unutan, sunumlarına tam hazırlıklı olmayan, mail takiplerini düzenli yapmayan ve deadline’ları genellikle kaçıran biri veya birileri ile karşılaşmışsınızdır. Yoksa o siz misiniz?

Peki bunun kaynağı ne olabilir? İş disiplini eksikliği? Zihinsel yorgunluk? Tükenmişlik? Efendim, aşk acısı mı dediniz? Tabii neden olmasın onu da yazalım ancak hiç bu tür kaosların minimalist bir çalışma alanına sahip olmamaktan kaynaklanabileceğini düşündünüz mü? Ya da ofis minimalizmi ile verimlilik arasında bir bağlantı olabilir mi sorusunu kendinize sordunuz mu?

Önemli belgeler ve notlar rutin iş yoğunluğunun arasında kimi zaman rastgele konumlandırılırken, gerekli olduğu anda bulunamadığı için çoğu kez işlerin aksamasına neden olur. Hatta dağınıklık üretkenliği baskılarken, iş yapma hevesinizi de kırabilir. Öyleyse işinize odaklanmanıza yardımcı olacak minimalist bir yaklaşımı denemek için öncelikle masalardan başlayalım. İşte yaratıcı alanlarınızda dağınıklığı azaltmanın 5 yolu:

Kutu testi ile dağınıklıktan kurtulun

Minimalist ofis yolculuğunuza masanızın üzerindeki tüm eşyaları bir kutuya koyarak başlayabilirsiniz. İhtiyacınız oldukça kullanmanız gereken eşyaları kutudan çıkarın ve onlar için masanızın üzerinde özel bir yer belirleyin. Bir ayın sonunda kutuda kullanmadığınız eşyalar kaldıysa bu eşyaları tekrar gözden geçirin, eğer içinde sıklıkla kullanmadıklarınız ama ihtiyaç olabilecekler var ise bunları yaratıcı alanınız dışında konumlandırabileceğiniz bir yer bulun. Karışıklıktan kurtulmak için kalan eşyaları dağıtın ya da atın.

Her eşya için bir yer belirleyin

İhtiyacınız olan bir şeyi bulamamak ve aramak zaman kaybıdır. Sadece hızınızı kesmez odağınızı da dağıtır. Bunun yaşanmaması için masanızın üzerindeki temel eşyaları gözden geçirin ve ihtiyacınız olduğunda kolay bir şekilde bulabilmek için bilgisayarınız, not defteriniz, kalemliğiniz, dosyalarınız, zımbanız, telefonunuz gibi her gün kullandığınız eşyalar için sabit bir yer belirleyin. 

Dosyalarınızı düzenlemeye zaman ayırın

Az önce aldığınız çıktıyı nereye koydunuz? Müşteri dosyanızın içinden çıkan da ne? İş sözleşmeniz mi? Bu dağınıklığın önüne geçmek için elinizdeki basılı kopyaya ihtiyacınız olup olmadığına karar verin ve onu dosyalayın. Ama bunu yapmadan önce dosyalarınızı adlandırın ve ilgili dokümanları ilgili dosyaların içine ekleyerek dosya rafına yerleştirin. Böylece önemli belgelerin karışmasının, kaybolmasının ya da masanızın üzerinde yığılmasının önüne geçebilirsiniz.

Güncelliğini yitiren belgeleri atın, parçalayın

Güncelliğini yitiren dokümanlar ile kâğıt yığınları oluşturmak bir belgeye ihtiyacınız olduğunda bulmanız için gereken süreyi 2 kat artıracaktır. Dolayısıyla belirli periyotlarla dosyalarınızı elden geçirin. Artık kullanmayacağınız belgeleri ofisinizin geri dönüşüm kutularına atın. Ayrıca hassas dokümanları son kullanım tarihlerinin ötesinde tutmak, bir müşterinin hesaplarını ve bilgilerini tehlikeye atabileceği için yine bu temizliği yapmanız sağlıklı olacaktır. Bunun için elinizin altında bir kâğıt öğütücü bulundurmayı ihmal etmeyin.

Kabloları azaltın

Günümüzde telefon, bilgisayar, modem derken masalarımızın üzerinden ve altından sayısız kablo geçiyor. Masa üzerinde karışıklığın ve olası sakarlıkların önüne geçebilmek için mümkün olduğu ölçüde kablosuz bağlantı kurmayı tercih edin. Ayrıca gerekli kabloların birbirine karışmasının önüne geçmek için de bu düzeni sağlayan aparatlardan yaralanabilirsiniz. Tüm bunların dışında yarına iyi bir başlangıç yapmak için her gün ofisinizden ayrılmadan önce çalışma alanınızı düzenlemek için birkaç dakikanızı ayırın.

Öte yandan minimalist dekora sahip ofis alanlarının da yaratıcılığı, motivasyonu dolayısıyla verimliliği artırdığı gerçeğinden yola çıkacak olursak, masalarımızı düzenlediğimize göre şimdi de ofis alanınızı sadeleştirmeye ne dersiniz? Hazırsak işte ofislerinizde de minimalizm yaratmanın 5 yolu:

Doğa dokunuşları ile ruhunuzu canlandırın

Tasarımlarda doğa dokunuşlarının motivasyonu ve yaratıcılığı tetiklediğini biliyor muydunuz? Öyleyse ofisinizde belirli noktalara klasik ve bakımı kolay olan bitkileri yerleştirerek iyi bir başlangıç yapabilirsiniz.

Renk seçimine dikkat edin

Renk tercihlerini hayalinizdeki ofis hissini gerçeğe çevirmeye yardımcı seçenekler arasından belirlemenizde fayda var. Ayrıca kalemlerinizi, kutularınızı, tablolarınızı seçerken de duvar renklerinizden küçük ayrıntılar içermesine dikkat ederek bütünlük sağlayabilirsiniz.

Küçük alanları aynalarla genişletin

Aydınlık ve ferah bir çalışma alanı hepimizin hayali. Ofisiniz küçükse ışığın yansıma açılarını dikkate alarak duvarlara yerleştirilmiş aynalar sayesinde ofisinizin daha geniş görünmesini sağlayabilirsiniz.  

Pratik ve işlevsel mobilyalar tercih edin

Düzensizlik sadece iş hızınızı yavaşlatmakla kalmaz ilginizi de dağıtır. Dağınıklığın önüne geçmek için sade olmanın yanı sıra işlevsel kitaplıklar ve dolaplar tercih ederek alanın hem ferah hem de düzenli görünmesini sağlayabilirsiniz.

Sanatı pas geçmeyin

Minimalizm uğruna sanatı ve sanatsal dokunuşları göz ardı etmeyin. Duvara asacağınız bir tablo aslında iş motivasyonunuzu artırmanın basit bir yolu olabilir.

İrem Arca


Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.