Modern DNA’da nesli tükenmiş iki insan türüne ait “hayaletin” izleri bulundu

Arkeoloji dünyasında son yıllarda yapılan araştırmalar, atalarımızın Afrika’dan sanılandan çok daha erken göç ettiğine işaret etmişti. Yakın geçmişte yapılan kazılar ve DNA analizleri, atalarımızın binlerce yıl önce sadece Neandertal ve Denisovan insanlarıyla etkileşime girmediğini ortaya çıkarmıştı. Son bir yıl içinde yapılan iki yeni araştırmaya göre, Homo sapiens DNA’sı Neandertal ve Denisovan insanının yanı sıra iki “hayaletin” de DNA’sını içeriyor.

İlk olarak tabloya biraz geniş açıdan bakalım. On yıllar öncesine kadar Homo sapiens’in Afrika’dan 70 bin yıl önce göç ettiği ve Avrasya’ya yayıldığı düşünülüyordu. Oysa yeni araştırmalar ile ortaya çıkan bulgular, göçün çok daha erken yaşandığına ve atalarımızın diğer insan türleri ile çok daha hızlı etkileşime girdiğini ortaya çıkardı.

Bu aşamada en dikkat çekici keşiflerden biri Science dergisinde Aralık ayında yayınlandı. Cezayir’in Ain Boucherit bölgesinde yapılan kazılarda 1.9 ile 2.44 milyon yıl öncesine uzanan taş aletler bulundu. Atalarımızın 2.6 milyon yıl öncesinde gelişmiş taş aletler yaptığı biliniyordu. Kısaca, Homo sapiens henüz Afrika’nın içlerindeyken, kıtanın kuzeyinde aynı taş aletleri yapan birileri vardı.

Bilim insanları dönüm noktası niteliğindeki keşfin ardından iki olasılığın yaşanmış olabileceğini belirtti:

1-Atalarımız Doğu Afrika’dan dünyanın diğer bölgelerine (haliyle ilk olarak Kuzey Afrika’ya) sanılandan daha erken bir zamanda ulaştı,

2- Atalarımızın kullandığı gelişmiş taş aletleri başka bir insan türü Kuzey Afrika’da daha erken bir zamanda yapabiliyordu.

İlk insan türlerinin üretmeye başladığı ilk taş aletler “Oldowan” olarak adlandırılıyor. Bugüne dek elde edilen en heyecan verici bulgular, Afrika’nın yanı sıra Gürcistan, Pakistan ve Çin’de 1.6 ile 1.8 milyon yıl öncesine uzanan Oldowan aletlerin bulunması oldu.

İnsanın atası ve diğer insan ırkları Afrika’dan gerçekten ne zaman çıktı ve nasıl bu kadar hızlı dünyanın dört bir yanına yayıldılar?

İki hayalet içimizde yaşıyor

Yukarıdaki sorunun cevabını belki de kesin olarak hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Ancak artık neredeyse emin olduğumuz husus, Afrika’dan göç ederken birçok insan ırkının DNA’sını almış olduğumuz.

Bilim insanlarının yaptığı kapsamlı analizler, modern DNA’mızda iki “hayalet” atanın izlerini tespit etti. İlk, yapay zeka kullanılarak yapılan analizlerde Avrasya DNA’sında tespit edildi. “Bayesian çıkarımları” adı verilen derin öğrenme algoritmalarına dayanan istatistiksel yöntem, atalarımızın kaynaştığı ve “üçüncü intogresyon” adı verdikleri bir hayalet popülasyona işaret etti. Atalarımız, Neandertal ve Denisovan insanları gibi bu bilinmeyen popülasyon ile de çiftleşmişti.

İkinci hayalet popülasyonun izi, Endonezya’nın Flores adasında yaşayan insanlarda bulundu. DNA’nın Denisovan ve Neandertal DNA’sı gibi insanın genetik şifresinden farklı olduğu anlaşıldı.

Genetik izleri takip ederek, biyologlar atalarımızın “hayalet popülasyonlar” ile ne zaman çiftleştiklerini anlamaya çalıştı. Araştırmada yer alan Adelaide Üniversitesi’nden Joao Teixeira, günümüz insan popülasyonlarının yaklaşık %2 Neandertal mirası taşıdığını” belirtiyor. Bu da Neandertal ile Homo sapiens birlikteliğinin Afrika’dan çıktıktan kısa bir süre sonra, 50,000 ile 55,000 yıl öncesinde yaşandığına işaret ediyor.

main article image
Sibirya’daki Denisovan mağarası. [Cheburgenator/ CC-BY-SA-4.0/Wikimedia Commons]

Atalarımız doğuya doğru ilerledikçe farklı insan grupları ile karşılaştı. Güneydoğu Asya civarında en az üç antik insan grubu daha bulunuyordu. Atalarımız, bu gruplar yok olmadan önce hepsiyle etkileşime girdi. Söz konusu gruplardan biri Denisovan’lardı. Diğer ikisinin ise kim olduğu bilinmiyor.

Bilinmeyen ilk insan grubuna EH1 adı verildi. Bu grup, Denisovan ve Neandertal geninden eşit derece uzakta yer alıyor. Tüm Asya ve Avustralya-Papua popülasyonları EH1 ile çifleşti ve bugün %2.6 ile 3.4 arasında genlerini taşımaya devam ediyorlar.

EH1 geninin halen Avustralya Aborjinleri, Doğu Asyalılar ve Andaman Adaları’nda bulunması, EH1’in zamanında Hindistan’ın kuzeyinde yerleşik olduğuna işaret ediyor. Buradaki popülasyonlar sonradan Asya, Avustralya ve Papua adalarına yayulmaya devam etti.

Bu esnada, modern insanın atası Denisovan’lar ile haritada gösterilen 2,3 ve 4 numaralı bölgelerde etkileşime girdi.

mixing events
Atalarımızın Avrasya’ya yolculuğunu ve hayalet insan grupları dahil diğer insan gruplarıyla karşılaştığı noktaları gösteren harita. [João Teixeira]

İkinci hayalet çok daha gizemli

EH2 adlı nesli tükenen ikinci insan grubu ile atalarımızın Flores adasında bir araya geldiği tahmin ediliyor. Kayıp ırkın genetik izleri sadece Homo floriensis ırkının tespit edildiği Liang Bua Mağarası civarında yaşayan insanlarda ortaya çıkarıldı. Genetik mirasın, insan ve EH2 karşılaşmasından bu yana geçen 50,000 senede korunduğu tahmin ediliyor.

Teixeira ve meslektaşları, son derece karmaşık bir hal alan modern insanın göç serüveni hakkında çok daha fazla bilgi edinmeleri gerektiğini biliyor:

“Afrika’daki hikayenin basit olmadığını biliyorduk ancak bugüne kadar düşündüğümüzden çok daha karmaşık olduğu ortada.”

Karmaşık ve halen büyük kısmı karanlıkta olan serüvenin nasıl bittiği ise neredeyse kesin: Asya’nın derinliklerinde birçok antik insan grubu izole bir şekilde yüz yıllarca veya binlerce yıl yaşadılar. Ta ki, Homo sapiens gelene kadar. Modern insanın ataları ile karşılaştıktan sonra tıpkı Denisovan ve Neandertaller gibi onlar da yok oldu.

Mufit Yılmaz Gökmen

Mufit Yılmaz Gökmen

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.