Sanat Eserlerine Dokunmak

Sanat yüzyıllar boyunca farklı dil, kültür ve zamandan insanları birleştiren evrensel bir iletişim aracı oldu. Günümüzde de insanların farklı ifade biçimlerini üretildiği topluma yansıtmaya ve dünyanın geri kalanına aktarmaya devam ediyor. Bu işlevse çoğu zaman beş duyumuzdan dördünü dışarıda bırakarak sadece görsel bir estetikle amacına ulaşıyor. Peki bu durumun görme engelli insanları nasıl etkilediği sorusu üzerine daha önce hiç düşündünüz mü?

Dünya üzerinde yaşayan 36 milyonun üzerinde görme engelli insan, geri kalanımızın aşina olduğu o büyük sanat yapıtlarını bugüne kadar deneyimleme imkanına sahip değildi. National Gallery of Prague, Neurodigital ve Leontika Foundation, ortaklaşa ürettikleri “Touching Masterpieces” adlı projeyle bu soruna teknolojinin de yardımıyla çok yaratıcı ve etkili bir çözüm sunuyor. Görme engelli bireyler müze deneyimlerini kolaylaştırmak için daha önce sanat eserlerini betimleyen işitsel teknolojilerden yardım alıyordu. Dokunma duyusunu kullanma fikri ile yola çıkan projeyle, sanat eserleri tarihte ilk kez sanal ortamda görme engelli insanların erişimine açılıyor. Bu amacı gerçekleştirebilmek içinse özel olarak geliştirilmiş dokunsal sanal gerçeklik eldivenleri kullanılıyor.

Seçilen eserler lazer teknolojisiyle taranarak orijinallerinden farksız bir biçimde sanal ortama aktarılıyor. Detaylı üç boyutlu modelleri oluşturulan eserlere dokunuldukça, çoklu frekans teknolojisi kullanılarak stimule edilen farklı deri hücreleri, görme engellilerin çok daha kişisel bir deneyimle “görebilmelerini” sağlıyor. Projenin yaratıcıları deneyimi daha da kişiselleştirmek adına modelleri kişisel bilgisayarlarda da kullanılabilir şekilde tasarlamış. Bu şekilde de sanal gerçeklik gözlüğüne ihtiyaç duyulmadan sadece eldivenlerle sanat tarihinin başyapıtları evlerimize konuk olabiliyor.

Bu yapıtlar arasında Michelangelo’nun ünlü David’i, Mısır kraliçesi Nefertiti’nin yaklaşık 3400 yaşında olan büstü ve tanrıça Afrodit’in ikonik heykeli Venus de Milo bulunuyor. Eserlere dokunulduğunda hissedilen titreşim kullanıcıya doku, derinlik ve katmanları tüm detaylarıyla hissetme imkanı tanıyor ve projeyi çok daha kişisel ve sürükleyici hale getiriyor. Eldivenler tam olarak 1024 farklı titreşim modeli sunuyor. Bu modeller dokunulan alana göre parmak uçlarına, avuç içine veya elin tamamına sinyaller göndererek görme engelli bireylerin daha önce deneyimleme şansını bulamadıkları farklı bir dünyanın kapılarını açıyor.

Bu teknoloji aslında görme problemi yaşamayan insanlar için de bir dönüm noktası. Müzelerde dokunulması yasak olan sanat tarihinin tüm önemli eserleri, belki de ilk defa herkesin dokunabileceği kadar yakına gelmiş bulunuyor. Yaratıcılığı teknolojinin de sağladığı imkanlarla bambaşka bir seviyeye ulaştıran “Touching Masterpieces” sadece görme engellilere benzersiz bir sanat deneyimi yaşatmakla kalmayıp, aynı zamanda geleneksel müzecilik anlayışında da bir devrime yol açabilecek bir proje olarak nitelendiriliyor.

Deniz Şenliler

Deniz Şenliler

Bu Yazıyı Beğendiyseniz...

Ozan Akbas

Ekim 8, 2019

Ozan Akbas

Ekim 8, 2019

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.