Salgın Döneminde Dünyadan Haberler

Herkesin son zamanlarda konuştuğu tek bir konu var: Korona! Virüsün nasıl çıktığı tartışılmaya başlarken bir anda nasıl bu kadar hızlı yayıldığını konuşmaya başladık. Birçoğumuz hala duruma alışmaya çalışırken, olayın başka bir boyutunu kaçırıyor olabilir miyiz? Küresel ekonomide, iş dünyasında, farklı sektörlerde neler oluyor, değişimin neresindeyiz ve bundan sonrasında bizi neler bekliyor? Birçok ürün ya da ara parça Çin’de üretiliyor, fakat sadece üretim değil hizmet sektöründen giyime, turizme ve aklımıza henüz gelmeyen, etkisini daha görmediğimiz birçok alan risk altında, peki biz değişime gerçek anlamda ayak uydurabiliyor muyuz?

Hükümetler, işletmeler ve topluluklar COVID-19 gerçeğiyle karşı karşıya. Biraz ileriye yönlenmekte, olağan durumun kötümserliğini bir kenara bırakıp geleceğe bakmakta fayda var. Şuanki durum göz önüne alındığında; bu ani değişimlerin ekonomik büyüme, ticari faaliyet ve bireysel davranış üzerindeki kısa vadeli etkilerinin farkındayız; fakat küresel ekonomide bir toparlanma için 2020’nin ikinci yarısındaki yörüngeyi hala kesin olarak bilemiyoruz. Bu nedenle, çeşitli ölçeklerdeki yavaşlamalara bağlı kalarak cesur tahminler yapmaktansa, bunun yerine iyi çalışılmış bir senaryo üzerine gitmeyi çok daha mantıklı ve akıllı bir adım olarak görebiliriz.

Her ne kadar COVID-19’un kısa vadeli ekonomik etkisine konsantre olmak kolay olsa da, en az hasarla bu süreci atlatmak adına daha uzun vadeli toplumsal etkileri göz ardı edilmemeli. Salgının etkisi ve sonrasındaki denklemler; yaşam ve çalışma şeklimizi değiştirerek yeni operasyonel modellere yol açacak; bunda hemfikiriz. Peki, aklımıza takılan milyon sorudan bir tanesi; aşağıdaki değişimlere ve nicesine neden olduğunda biz bu herkese yeni denklemlere hazırlıklı mıyız?

  • Ofis – artan uzaktan çalışma oranıyla birlikte; sağlık, refah ve üretkenliğe daha fazla odaklanma
  • Perakende – online süpermarket alışverişinin normalleştirilmesi, perakendeci davranışında değişiklikler
  • Endüstriyel – riski azaltmak için tedarik zincirinin küreselleşmesinin engellendiği modeller
  • Sürdürülebilirlik – seyahat algısının değişmesi ve sürdürülebilir uygulamaların yeniden gündeme gelmesi
  • Teknoloji – teknolojinin, özellikle PropTech ve MedTech’in artan entegrasyonu ile birlikte hayatın akışını ve iş dünyasını farklı yönlere götürmesi

Bireyler ve işletmeler sağlık ve esenliğe odaklanmaya devam ederken, en gelişmiş ülkeler bile salgının etkisini iyi/kötü hissederken, durumun ciddiyeti ve değişimle karşılaşacağımız gerçeklerle yüzleşmek durumundayız. Biz bunları yazarken/okurken bile bir sürü değişim oluyor, bu kadar yoğun bir bilgi akışı varken, durumlar ve içerikler sürekli olarak güncellenirken endüstriler ve sektörler de aynı hızla değişime ayak uydurmaya devam ediyor. 

Otomotiv, havacılık, eğlence, kimyasallar ve hızlı tüketim gibi sektörlerde aksamalar çoktan başladı. İlaç, medikal ve sağlık hizmetleri ise tahmin edildiği üzere büyük olasılıkla talepte bir artış yaşayacaklar. Fakat sadece belirgin olan bu birkaç sektör değil, etkilenen ve etkilenecek olan tüm sektörlere bir durum değerlendirmesi yapıp, alınabilecek aksiyon planlarını görebildiğimiz kadarıyla sizlere aktarmak istiyoruz.

Kurumsal İş Hayatı için Zorlu bir Dönem mi Başladı? Şirketler Kriz Yönetimini Nasıl Yapmalı? 

Şirketler hızla değişen duruma zamanında tepki verebilmek için kısa ve uzun dönemli planlarını yapmalı ve hazırlıklı olmalı. Başlangıç olarak, kurumsal şirketleri ve iş yapış şekillerini etkileyecek olan dört alana odaklanmalarını ve bunları gözden geçirmelerini öneriyoruz: Ticari Operasyonlar, İşgücü, Finans ve İletişim.

1. TİCARİ OPERASYONLAR

Burada hazırlık çok kritik. Şirketlerin iş sürekliliği planları bulunmasına rağmen, birçok firma salgın ile birlikte bu planlarında bazı boşluklar olduğunu fark etti. Salgının etkileri birçok ticari faaliyeti vurmaya devam ediyor ve bazı operasyonların durdurulmasından iş akışında değişikliklere kadar farklı sonuçlar vermesi öngörülüyor. Krizi fırsata çevirmek için yeni çalışanlar almak ve yeni coğrafyalara açılarak bilgi aktarımını sağlamak gibi seçenekler göz önünde bulundurulmalı.

Şirketlerin bu dönemle birlikte problemlerle sıkça karşılacağı bölümlerin başında ise “tedarik zinciri” geliyor. Üretim tesisleri ve ürün dağıtım kanallarında acil ve uzun süreli kesintiler yaşanması öngörülen aksaklıklar arasında yer alıyor. İşletmeler şimdiden tedarik zinciri lokasyonlarında lojistik, işçilik maliyetleri, verimlilik ve hammade gibi olası risklerle başa çıkma yollarını arıyorlar.

Bir diğer problemli bölüm ise, “stratejik karar verme süreçleri”. Şu anda bu salgınının etkisi, kapsamı ve süresi belkirsiz olduğunda dolayı, olası uzun dönem duraklamalar için işletmeler potansiyel hızlı- izleme planlama önlemleri almaya başlamalılar.

2. İŞGÜCÜ

Seyahat edemeyen veya lokasyonlara gidip gelemeyen çalışanlar için beklenmedik durum planları uygulanmalı ve ziyaretçilerle tedarikçiler için site tüm prosedürler gözden geçirilmeli. Sosyal ve profesyonel “mesafelendirme”, devamsızlıkla birlikte operasyonlar ile satışlar için potansiyel bir engel oluşturacak. Salgın hastalıkların gündeme gelmesiyle birlikte çalışanların sağlığı birçok şirket için birincil öncelik olarak gündeme gelecek ve kültür sayfalarında vurgulancak.  Uzaktan çalışmaya açık olmak, faaliyetlerin sürekliliğini sağlamanın anahtarı olarak görülüyor. Çalışma arkadaşları ve müşterilerle iletişimde güçlükler, Bilgisayar Teknolojileri sistemlerinde kapasite sorunları ve işgücü sıkıntısı riski de verimliliği etkileyen diğer noktalar olacak. Burada kilit nokta ise; politikaların ve prosedürlerin azaltılması ve şirket kültüre içerisinde etkin uzaktan çalışmanın benimsenmesi.  

3. FİNANS

Şirketler üzerindeki finansal etki ise çok yönlü olacak. İşletmeler acil durum müdahalelerini finansal olarak planlamalı.“Çözümleme”, işe alım, eğitim ve salgından kurtulma gibi maliyetler de planlamada giderler kaleminde yer almalı. Mümkün olan yerlerde uzaktan çalışmayı sağlamak için teknoloji yatırımları yapılmalı ve maliyeti değerlendirilmeli.

Uzun vadede, çalışanların enfeksiyon düzeyini kontrol etmek için yeni teknolojiler ve çözümler (örneğin, PropTech ve MedTech) kullanmak sermaye yatırımı gerektirecek. Tüm yatırımlar geri kazanılamayacak olsa da, iyileştirilmiş operasyonel önlemler ile hem finansal kayıp en aza indirilebilir, hem de sağlık önlemleri alınarak insan hayatı gözetilmiş olur.

4. İLETİŞİM

Günümüzde de olduğu gibi, şeffaflık sağlamak için düzgün iletişim olmadan olmuyor. Bulaşıcı hastalık salgınına müdahale planlarınız hakkında çalışanları ve iş ortaklarını bilgilendirmek için protokoller ve yönergeler oluşturmak birincil planlarınız arasında yer almalı. Önemsediğiniz konuların, aldığınız önlemlerin, araştırmalarınıza olan yatırımlarınızın, ileri görüşlü politikanızın iletişimini tüm çalışanlarınıza yapmak kafalardaki soru işaretlerini kaldırmakla kalmayıp, hem tercih edilen işletmeler arasına girmenize yardımcı olacaktır. Bunu yaparken dikkatli olmak, yanlış iletişimden kaçınmak çok önemli. Bilgilerin uygun şekilde yayılmasını sağlamalı ve ‘sahte haberlerden’ veya ‘bilgi araçlarından’ kaçınmalısınız. 

Salgınla Dönüşen Dünyada Değişen Sektörler ve Alınması Gereken Önlemler

Karşı karşıya olduğumuz salgınla birlikte birçok sektörde dalgalanmalar, beklenmedik talepler, düşüşler ve yükselişler bizi bekliyor. Her sektörün dinamiği ve etki alanları çok yönlü olduğundan; bu yazıda yeni nesil çalışma & çalışma alanlarını etkileyen sektörlerde olan değişimleri incelemek istedik;

1. HİZMET, TURİZM & OTELCİLİK

Corona virüsü nedeniyle dünya çapında seyahat acentaları, oteller, restoranlar zor durumda. Virüs nedeniyle insanlar seyahat yapmaktan korktukları için turistik bölgeler boş kaldı. Uzmanlar ise turizm sektörünün 11 Eylül 2001 saldırısı sonrası en büyük krizi yaşayabileceğini belirtiyor. Corona virüsünden kaçınmak için hijyen çok önemli, bu nedenle insanlar dışarda yemek yemeği tercih etmiyor. Dünya çapında, restoran ve catering firmaları müşterilerinin ortalama yüzde 38 oranında gerilediğini belirtiyor.

Otel operatörleri doluluk oranlarının en az dörtte bir oranında düşmesini bekliyor ve sonuç olarak, ortalama günlük oranları (ADR) ve mevcut oda başına gelir (RevPAR) azalacağı için fiyatlandırmalarını gözden geçirmeleri şart. Personel sayısında azalmaya gidilmesi ihtimali ise, bu sefer de operasyonel bir yük getirip, hizmet sunma kapasitesi üzerine baskı oluşturabilir. 

Yılın ikinci yarısında ise, aktivitelerin normal seviyelere döneceğine inanılıyor. Önceki benzer durumlardan (Grevler,  terörist saldırıları vs.) sonra görüldüğü gibi, normale dönme süresinin uzaması riski de var. Bu süreçte yatırım işlemlerinin ertelenmesi, yapılanmaların ise azalması öngörülüyor. 

2. PERAKENDE & ONLINE ALIŞVERİŞ

Küresel perakendeciler, tüketici akışındaki düşüş ve tedarik zincirlerindeki aksama nedeniyle ortaya çıkan yüksek nakit akışı riskleri ile artan operasyonel maliyetlerle hazırlıklı olmalı ve bir risk planı oluşturmalı.

Diğer bir yandan ise; Hazır Giyim ve Tekstil sektöründe Çin’de imal edilen ürünlerin corona virüsü sebebiyle zamanında teslim edilmemesi riskine karşılık küresel ithalatçıların Türkiye ve Vietnam gibi ülkelerdeki üreticilerle görüşmelere başlaması eğilimlerin ve taleplerin farklılaştığını gösteriyor.

Uluslararası seyahatlerdeki düşüş, küresel ağ geçidi şehirlerini, lüks pazarları ve süper perakende satış noktalarını oldukça büyük ölçüde etkileyecek. Yurtiçi perakende harcamaları ise tüketici isteksizliğinden veya enfeksiyon risklerinin yüksek olduğu yerleri ziyaret edememe gibi nedenlerden dolayı geçici olarak düşebilir.

Birincil ihtiyaç olmayan ürünler ve eğlence sektörü ise ciddi düşüşe geçmiş durumda. Salgın yayıldıkça, bu davranışın yeni coğrafyalarda ortaya çıkması beklenebilir. Kısa vadede, tedarik zincirinin bozulması bazı perakendeciler için stok seviyelerinin düşmesine neden olacak ve tüketici fiyatlarını arttıracaktır. Yılın ilerleyen dönemlerinde ise, geleneksel iki mevsim modelini takip eden moda markaları ise durumdan olumsuz yönde etkilenen tarafta olacaklar. 

Nakit akışını belirli bir seviyede koruyan perakendeciler yıl boyunca olan performanslarını dengeleyebilecek imkanı bulacaklar. Eğer likidite ve sermaye akışı gibi finansal konularda sorunlar yaşanırsa, yeni mağaza açılışları sekteye uğrayacak, yenilenme işlemleri ertelenecek ve hatta bazı markaların küçülmeye gidilmesi kaçınılmaz olacaktır. 

Bildiğiniz gibi çevrimiçi siparişleri eve teslim yoluyla yerine getirecek altyapıya sahip perakendeciler şu anda tüketicilerin mağazaları ziyaret etme konusundaki isteksizliklerinden faydalananlar olarak algılanıyor. İnsanların İnternet’e dönüşümünün ise salgınlar ile birlikte arttığını görüyoruz, Amazon örneğinde olduğu gibi bu durumun etkileri ise akıl almaz seviyede işçi alımına kadar uzanıyor. Çok kanallı perakende modeli ve sürdürebilirlik üzerine eğilen markaların ise uzun vadede avantajlı taraflar olacağını söyleyebiliriz. 

3. ENDÜSTRİ VE LOJİSTİK

Yukarıda bahsettiğimiz küresel tedarik zincirindeki aksama; sanayi ve lojistik sektörünü önemli ölçüde etkileyecek. Çin’in imalat sektöründeki yerinin küçülmesi; tesislerde arz kıtlığına ve geçici olarak üretimin askıya alınmasına neden olacak.

Dünya ticaret ağının yüzde 90’ı deniz ve okyanuslar üzerinden yapılıyor. Dünyanın en büyük 10 konteyner limanının 7’si Çin’de bulunuyor ve corona virüsü nedeniyle sevkiyatlar yapılamıyor.

Limanlar ve havaalanlarında azalan faaliyet, kullanım oranlarının düşmesine ve kaynakların azalmasına neden olacak. Etkilenen bölgelerde stok seviyeleri düşecek, fakat yedek stok tedariğinin coğrafi olarak yakın olmamasından dolayı kısa vadede yetiştirilmesi neredeyse imkansız bir hale gelecek.

4. OFİS & CO-WORKING

Süregelen belirsizlik nedeniyle, şirketlerin tercihi uzun vadeli ve süreli sözleşmeler değil; daha kısa aralıklarla ödeme yapabilecekleri, ekonomik şartlara hemen ayak uydurabilecekleri, esnek sözleşmeleri bulunan çalışma alanları olacak. Evden çalışma, esnek çalışma, ortak alanlarda ekip ile çalışabilme gibi opsiyonlar değerlendirildiğinde ise yeni nesil çalışma alanları ilk tercih edilen yerler arasında olacak. 

Benzer bir şekilde, çok uluslu kurumsal şirketlerin de son zamanlarda uygulamaya çalıştığı gibi evden çalışma oldukça tercih edilen bir yöntem olacak. Aynı şekilde, bazı şirketler küçülmeye gittiğinde ve bazı departmanlarını bütçe kısıtlamaları nedeniyle farklı bir lokasyonda konumlandırmak istediklerinde yine yeni nesil çalışma alanlarına yüzlerini dönecekler ve maksimum avantaj ve verim için şanslarını geleneksel modellerden yana kullanmayacaklar. Salgın tamamen geçene kadar çalışan sağlığı birincil endişeleri olacak ve ona göre gözle görülür avantajları olan çalışma alanları arayışında olacaklar.  

Corona salgını ile birlikte turizmde azalma, tedarik zincirlerinde bozulmalar, hazır giyim, perakende gibi alanlardaki arz-talep dalgalanmaları, hatta hepimizin yaşama ve çalışma şeklimizdeki değişikliklerle birlikte, tüm sektörlerde farklı ölçeklerde dolaylı etkiler ilerleyen dönemlerde bizleri bekliyor. Dünyadaki bu devrimsel değişime tanık olurken, kaybolan sektörlerin yanında zamanla ortaya çıkacak yeni sektörleri ve eğilimleri öğrenmek için takipte olacağız!

Kaynak: https://www.us.jll.com/en/trends-and-insights/research/covid-19-global-real-estate-implications

Ece Baltacı

Ece Baltacı

Teknoloji, tasarım ve motivasyon dolu Kolektif House dünyasından en son haberler, etkinlik duyuruları ve sürprizler için haftalık bültenimize kayıt ol. Merak etme, fikrini değiştirirsen dilediğin an ücretsiz olarak bülten üyeliğini sonlandırabilirsin.